6. Ceza Dairesi 2008/1423 E. 2012/3842 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2008/1423 Esas 2012/3842 Karar 07.03.2012
6. Ceza Dairesi 2008/1423 E., 2012/3842 K.
MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık ... hakkında mağdur Osman İbil'e yönelik yağma ve sanık ... mağdur ... yönelik yağma suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanık ...’nün kimliği tespit edilemeyen suç arkadaşı ile birlikte mağdur ... yönelik yağma eylemi gerçekleştirirken suç arkadaşının yüzünü tanınmamak için yün bere ile kapatmak suretiyle kendisini tanınmayacak hale soktuğunun anlaşılması karşısında; sanık ... hakkında TCK.nun 149/1. maddesinin (c-h ) bendlerinin yanı sıra (b) bendinin de uygulanması ve birden fazla nitelikli halin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken bunun da değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanıklar ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle,eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mağdur ...'a yönelik yağma suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıklardan ...'un eylemi gerçekleştirirken başını ve yüzünü kar maskesiyle kapatmak suretiyle kendisini tanınmayacak hale soktuğunun anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 149/1.maddesinin (a), (c) ve (h) bendlerinin yanı sıra (b) bendinin de uygulanmaması ve birden fazla nitelikli halin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle, aynı Yasanın 61.maddesi uyarınca temel cezalar belirlenirken bunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik cezaya hükmolunması,
2- Kişi suç işledikten sonra pişmanlık gösterebilir ve suçun işlenmesinden önceki hale döndüremez. Ancak gerçekleştirdiği haksızlığı mümkün oldukça ortadan kaldırabilir. Kanun koyucu bu hali öngörüp TCK.nun 168. maddesindeki yasa normuna yer vermiştir.
Bu bağlamda;
Suç tamamlandıktan sonra failin pişman olması durumunda suç sonunda elde edilen eşyanın iade edilerek veya tazmin suretiyle mağdurun zararının giderilmesi halinde şahsi bir hal olan etkin pişmanlıktan söz edilecektir. Anılan koşul yerine getirilirken duyulan pişmanlığın mutlaka sözle ifadesi zorunluluğu bulunmayıp söz ve/veya davranışlar yoluyla ifade edilmesi olayın özelliğine göre olanaklı olabilecektir.
Burada suçun fail tarafından ikrarı değil, suç sonunda elde olunanın serbest iradesi ile iadesidir. Fail veya ortağının iade veya tazmini doğrudan mağdura yapacakları gibi mağdura ulaşması muhtemel kişiler aracılığı ile de mağdur veya mağdura ulaşması muhtemel kişilere de yapılması olanaklı olduğu, iadenin kabul edilmemesinin düşünülemeyeceği yasa normu olup yakınanın değişik nedenlerle zararının karşılanmasını istememesi yeterli olmayıp, iadenin, sanığın pişmanlığının etkin bir yansıması olarak ortaya çıkmış olmasını aranmaktadır.
Somut olayımızda sanıklar ..., ... ve ...'un, yakalandıktan hemen sonra alınan ifadelerinde üzerlerine atılı suçu kabul etmemekle birlikte suça konu cep telefonunu yolda karşılaştıkları ismen tanımadıkları dört kişiden hırsızlık malı olduğunu bilerek 40.-TL’ye aldıktan sonra, telefon alım satımı yapan ...'a 65.-TL'ye sattıklarını üzerlerinde çıkan paranın bir kısmının bu satış sonucu elde edilen para olduğunu ifade etmeleri ve üst aramasında elde edilen toplam 102.-TL ile sanık ...'un üzerinde yapılan aramasında yağmalanan çakmak ve sigara ile eylem anında cep telefonundan çıkartılarak mağdura geri verilen sim kartının şikayetten vazgeçen mağdura soruşturma aşamasında iade edildiğinin belirlenmiş olması karşısında; sanıklar hakkında 5237 sayılı Yasanın 168. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca hükmolunan cezanın süresi bakımından kazanılmış hakkın korunmasına, 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.