6. Ceza Dairesi 2007/9828 E. 2010/1430 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2007/9828 Esas 2010/1430 Karar 18.02.2010
6. Ceza Dairesi 2007/9828 E., 2010/1430 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık. HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın hakkında verilen hükme karşı yasal süresinde temyiz dilekçesi verdiği halde, kararın itiraza tabi olduğu gerekçesiyle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2005 tarih ve 2005/693 sayılı red kararının yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede,
Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile, 765 sayılı TCY’nın 492/1, 493/1. maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemlerin 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4 maddesinde belirtilen işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve işyeri dokunulmazlığını bozmak suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime olanak vermeyecek biçimde hüküm kurulması,
2- Yakınanlar Osman Ünal ve Hidayet Karabulut’a yönelik eylemlerinden dolayı, 5237 sayılı TCK.nun 145.maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının,
765 sayılı TCK.nun 522.maddesindeki “hafif” veya “pek hafif” ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığının” 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa koyucunun amacı ile suçun işleniş biçimi ve olayın özelliği de gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerekiyorsa ceza vermekten vazgeçilebileceği ölçüdeki düşük değerler esas alınmak, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanmak koşuluyla uygulanabileceği düşünülmeden, somut olayda koşulları bulunmadığı halde, bu maddeye sevk amacının dışında yorumlar getirilerek anılan madde uyarınca cezadan indirim yapılması,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre sanığın eylemine uyan, yakınan ... için 765 sayılı TCK’un 493/1,522(pek hafif), yakınan ... için, 493/1,522(pek fahiş), yakınan ... için, 492/1,522(hafif). maddeleriyle, 5237 sayılı TCY’nın 142/1-b,143, 116-2-4, 142/1-b,143,116-2-4,142/1-b,143, 116-2-4, maddeleri uyarınca, konut dokunulmazlığı suçuyla ilgili olarak 5560 sayılı Yasa değişikliğinden sonraki haliyle uzlaşma koşulları da değerlendirilerek uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı, ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenmesi gerekliliği,
4-5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını bozmak suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, suçun geceleyin işlenmesi yönünden artırım, oranının tesbiti için bireyselleştirme amacına yönelik takdir hakkının kullanılması, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin değerlendirilebilmesi ve önceki yasaya göre suçun yasal öğelerinde yapılan değişikliklerin tartışılması için duruşma açılması ve tüm bunların neden ve gerekçeleri gösterilerek hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
5-Yakınanlar Hidayet Karabulut ve Osman Ünal’a yönelik eylemlerinden dolayı hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi uyarınca, değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’in temyiz itirazları ile tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 18.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.