6. Ceza Dairesi 2007/24867 E. 2011/7695 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2007/24867 Esas 2011/7695 Karar 02.06.2011
6. Ceza Dairesi 2007/24867 E., 2011/7695 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar savunmanları, katılan vekili
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I.Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki hükmün incelenmesinde;
Suç tarihi olan 23.08.2003 tarihi ile inceleme tarihi arasında sanıklar hakkında uygulanan 765 sayılı TCK’nun 492/8-son maddesinde öngörülen cezanın tür ve süresine göre aynı yasanın 102/4, 104/2.maddelerinde yazılı 7 yıl 6 aylık sürenin geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
II. Hükümlüler ... ve ... hakkındaki hükmün incelemesine gelince;
Manavgat Asliye Ceza Mahkemesinin 08.06.2004 gün, 2003/853-2004/889 sayılı hükümlülük kararının, sanıklar ..., ..., ... ve ... savunmanları tarafından temyizi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2005 günlü 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu uyarınca sanıkların hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle dosyanın iadesinden sonra, Mahkemece hem anılan sanıklar hem de hakkındaki hüküm temyiz edilmeksizin kesinleşen hükümlüler ... ve ... hakkında duruşma açılıp, 27.02.2007 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün, 2007/8-125 esas, 2007/186 sayılı kararında açıklandığı gibi, adı geçen hükümlüler hakkındaki temyiz edilmeden kesinleşen ilk hüküm, ancak suç tarihinden sonra yürürlüğe giren yasalar yönünden uyarlama yargısının konusu olabilir ve genel yargı ile uyarlama yargısı birlikte yürütülemez.
Hükümlüler hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan ..., ..., ... ve ...'e ilişkin ilk hükmün, anılan sanıklar savunmanı tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan ... ve ...'ın tekrar yargılama sürecine dahil edilerek, 27.02.2007 tarihli ikinci hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu ikinci hüküm hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de olanaklı değildir.
Bu nedenlerle haklarında verilen 27.02.2007 tarihli karara yönelik konusu bulunmayan temyiz itirazlarının 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE,
5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, gereğinin takdiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 02/06/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
Sitemizin çalışması için zorunlu çerezleri kullanıyoruz. Ziyaret istatistikleri için Google Analytics, reklam ölçümü için Meta Pixel çerezlerini ise yalnızca onay verirseniz kullanırız. Ayrıntılar Çerez Politikamızda.