6. Ceza Dairesi 2007/24592 E. 2012/3270 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2007/24592 E. 2012/3270 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2007/24592 Esas 2012/3270 Karar 28.02.2012
6. Ceza Dairesi 2007/24592 E.,  2012/3270 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Yağma
HÜKÜM :765 sayılı TCK'nun 491/1-son, 522/1, 59/2, 647 sayılı Kanunun 4, 5, 6. maddeleri uyarınca mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 gün ve 2008/6-47 esas, 2008/43 sayılı kararı ışığında, yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan sanığın yararlandırılmasının, hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı ve bu nedenle sanıklar hakkında hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231/5-14 maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-) Yakınanın olaydan hemen sonra kolluk görevlileri tarafından alınan ifadesine ve tanıklar ... ... ve ...'ın kolluktaki anlatımlarına göre, sanıkların gece vakti adı geçen tanıklar ile birlikte yürüyen yakınanın çantasını almaya karar verdikleri, aralarındaki iş bölümü gereği sanıklar ... ve ...'in gözcü olarak beklediği, temyize gelmeyen sanık ...'ın yakınanın arkasından yaklaşarak hızla vurup sarılmak suretiyle omzunda asılı çantalı çektiği, yakınanın vermek istemeyip direnmesine karşın sanığın çantayı ısrarla çekmesi üzerine, kolu sıkışıp acıyınca bırakmak zorunda kaldığı, sanıkların hep birlikte kaçarak olay yerinden uzaklaştıkları, çantanın içindeki değerli eşyaları aldıktan sonra parmak izi bırakmamak için çantayı yaktıkları ve yakınanın verdiği eşgal bilgileri üzerine olaydan iki saat kadar sonra çevrede yapılan araştırmada, kolluk görevlilerini görünce kaçmaya çalışırken yakalandıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c-h. maddesinde tanımlanan yağma suçunu oluşturduğu halde, yakınan ve yanındaki tanıkların, kovuşturma aşamasında değiştirdiği ve sanığı korumaya yönelik olduğu anlaşılan ifadelerini esas almak suretiyle, kanıtların takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde uygulama yapılması,

Kabule göre de;

2-) 5275 sayılı Yasanın 122. maddesi ile 647 sayılı Yasanın yürürlükten kaldırılmış olması karşısında; hükmolunan para cezasının süresinde ödenmemesi halinde, gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,

3-) Sanıkların tutuklu kaldıkları sürelerin 765 sayılı TCK'nun 40. maddesi gereğince mahsubu yerine yazılı şekilde 5237 sayılı TCK’nun 63. maddesi gereğince uygulama yapılmasına karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle isteme uygun olarak BOZULMASINA, sanıklar hakkında 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesinin gözetilmesine, 28.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın