6. Ceza Dairesi 2007/23999 E. 2011/2283 K. — Yargıtay Kararı
6. Ceza Dairesi 2007/23999 Esas 2011/2283 Karar 09.03.2011
6. Ceza Dairesi 2007/23999 E., 2011/2283 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümlü ... hakkında temyiz incelemesi sonucu, Dairemizin 22.02.2007 gün ve 2006/5433 esas, 2007/2094 karar sayılı ilamı ile karar verildiğinden, hükümlü ... hakkında yapılan temyiz incelemesinde;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih,2006/5-182/182 sayılı kararlarında; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir.
Somut olayın incelenmesine gelince:
Sanığın, 30.06.1999 günü, saat 01.00 sıralarında yakınana ait işyerinin giriş kapısının camını kırıp, içeri girerek 7 TL tutarında bozuk parayı alıp kaçarken kolluk güçlerince görülüp yakalandıkları ... görülerek Salihli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin Dairemizce onanarak kesinleşen 14.05.2002 gün ve 2002/122-420 sayılı kararıyla; 765 sayılı TCK’nun 492/1,62, 522,59,81/1 maddeleri gereğince belirlenen 4 ay 14 gün hapis cezası ile hükümlendirildiği; hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın uyarlanması istendiğinde; eylemin aynı Yasanın 142/1-b, 143,145,35,62. maddelerine uyduğundan söz edilip, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildiği anlaşılmışsa da;
1- 5237 sayılı TCY’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY.nın 492/1. maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanıkların eylemleri, 142/1-b. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun yanında, aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddesinde tanımlanan geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozmak ve 151/1. maddesine uyan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlarla ilgili uygulama yapılmaması,
2-5237 sayılı TCY’nın 145/1. maddesindeki “malın değerinin azlığı” kavramının, 765 sayılı TCY’nın 522. maddesindeki hafif ve pek hafif ölçütleriyle, her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlamak dışında benzerliği bulunmadığı, “değerin azlığı” nın 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, bunun; daha çoğunu alabilme olanağı varken, yalnızca gereksinmesi kadar ve değer olarak da az olan şeyi alma durumunda, olayın özelliği ve sanığın kişiliği de değerlendirilerek, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda uygulama koşulları da oluşmadığı halde, değer az kabul edilerek,aynı Yasanın 145/1. maddesiyle indirim yapılması,
3- 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün, önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek; 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve geceleyin işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını oluşturan eylem nedeniyle temel cezaların ne şekilde saptanacağının belirlenmesi, işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçları bakımından uzlaşma hükümlerinin uygulanması 765 sayılı Yasada bu tür eylemlerde ağırlaştırıcı neden olmayan gece kavramının 5237 sayılı Yasanın 143. maddesine göre cezaya artırıcı neden olması ve artırım oranının saptanması, değerin az olup olmadığı, az kabulü halinde de indirim oranının takdiri ve 765 sayılı TCK’nun suça yönelik yapıcı davranışların ulaştığı aşamayı esas alan ve 1/2’den 2/3’e kadar indirim olanağı sağlayan 61.maddesine karşılık, değişik öğe ile meydana gelen zararın veya tehlikenin ağırlığını ölçüt alan ve 1/4'den 3/4'e kadar indirim olanağı sağlayan 5237 sayılı Yasanın 35. maddesine göre indirim oranının belirlenmesi için duruşma açılarak cezanın bireyselleştirilmesi amacına yönelik takdir hakkının nedenleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, dosya üzerinden inceleme yapılarak yazılı biçimde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, yerel C.Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, kararın istem gibi BOZULMASINA, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 09/03/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.