6. Ceza Dairesi 2007/18164 E. 2010/1123 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2007/18164 E. 2010/1123 K. — Yargıtay Kararı

6. Ceza Dairesi 2007/18164 Esas 2010/1123 Karar 11.02.2010
6. Ceza Dairesi 2007/18164 E.,  2010/1123 K.

Hırsızlık suçundan sanık ...'in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491 /ilk, 522. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın suça konu elektrik bedelini işlemiş ve işleyecek tüm faizi ve masrafları ile birlikte müdahil idareye ödeyip aynen tazmin ettiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılmasına dair, Fatih 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/09/2002 tarihli ve 2001/45 esas, 2002/1119 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, anılan Kanun'un lehe olmadığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına ilişkin, aynı Mahkemenin 24/06/2005 tarihli ve 2001/45 esas, 2002/1119 sayılı kararını müteakip, sanığın idareye borcunu ödemediği anlaşıldığından, cezasının 3 ay olarak aynen infazına ilişkin, Fatih 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/12/2006 tarihli ve 2001/45 esas, 2002/1119 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair, FATİH 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 10/01/2007 tarihli ve 2007/7 müteferrik sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 25/07/2007 gün ve 39912 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 15/08/2007 gün ve KYB.2007/165221 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 13/09/2007 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi:

Anılan Yazıda;

1) 5252 sayılı Kanun'un 9/3. maddesindeki "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden dosya üzerinden karar verilmesi sebebiyle Fatih 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 24/06/2005 tarihli ve 2001/45 esas, 2002/1119 sayılı kararında,

2) Fatih 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilen ilk karardaki tazmini nitelikteki tedbir kararının infazı için sanığa Cumhuriyet savcılığı tarafından çıkarılmış bir ihtarname bulunmadığı, sadece ilgili kurumdan borcun ödenmediğine ilişkin cevabi bir yazı geldiği cihetle, mahkemece borcun ödenmediğinden bahisle 3 ay hapis cezasının aynen infazına karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine

cezasının aynen infazına karar verilemeyeceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de;
TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre

Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükümlü hakkında yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün sonuna “yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu usulen anlatıldı.” dendiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 40/2. maddesine göre; mahkeme kararlarında ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını, sürelerini ve şeklini kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiğinin açık ve buyurucu şekilde belirtildiği, ancak anılan Mahkemenin kararında, “sürenin tefhimden mi yoksa tebliğ tarihinden itibaren mi başlayacağı” hususunda duraksama ve kuşku yaratıldığı, kanun yollarına başvuru süresinin ne şekilde başlayacağının yöntemine uygun ve kuşku oluşturmayacak şekilde açıklanmadığı, hükümlü ve savunmanının iradesinin yanıltıldığı, ayrıca sanık ve savunmanına gerekçeli kararın bu açıklamaları içerir biçimde tebliğ edilmediği anlaşıldığından, Fatih 2 Sulh Ceza Mahkemesinin 26.09.2002 gün ve 2001/45- 2002/1119 sayılı kararının açıklamalı biçimde tebliğ edilerek, buna ilişkin belgeler, sunarsa temyiz isteğini içeren dilekçesi eklendikten ve ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere Dairemize iadesi için, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 11.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın