5. Hukuk Dairesi 2025/65 E. 2025/11448 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2025/65 E. 2025/11448 K. — Yargıtay Kararı

5. Hukuk Dairesi 2025/65 Esas 2025/11448 Karar 16.09.2025
5. Hukuk Dairesi 2025/65 E.,  2025/11448 K.

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/3240 Esas, 2024/3049 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/318 Esas, 2024/667 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacılar ... ve ... haricindeki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, işbu davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin davacılar ... ve ...'na ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, .... ilçesi, ... Mahallesi ... ada 2 parsel sayılı davacıların hissedarı olduğu taşınmaza davalı idare tarafından imar planında " kent park alanı" olarak ayrılması suretiyle kamulaştırma yapılmadan hukuken el atıldığını, davacıların mülkiyet hakkının kısıtlandığını ileri sürerek taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacılara tapudaki ve veraset ilamındaki payları oranında verilmesine, bedeline hükmedilen davacılar murisleri paylarının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hüküm altına alınan bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok altında kaldığını, davacıların mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, davacılar lehine maktu değil nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığını, hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok üzerinde olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın imar planında " .... parkı alanı " olarak tahsis edildiği, taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 10 uncu maddesi amir hükmü uyarınca, 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren makul süre içinde taşınmazın tahsis edilme amacına uygun olarak kamulaştırılmaması halinde, malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanacağından taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiği, buna göre davaya konu taşınmaza hukuken el atılmış olmakla, davalı idareye husumet yöneltilerek işin esasına girilip emsal karşılaştırması yapılması suretiyle dava tarihi itibarıyla değer biçilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Yargıtayın yerleşik uygulamaları gereğince davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı idareye husumet yöneltilemeyeceğini, dava konusu taşınmazın arkeolojik sit alanı içinde yer aldığını ve fiilen el atılmadıkça bedeli ödenmeyeceğini, hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek değerinin çok üzerinde olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) kamulaştırma bedelinin tespiti esaslarını düzenleyen 11 inci maddesinin birinci fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca, arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü, değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekmektedir.

5. Buna karşın; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, kıyasi emsal olarak incelenen 40,02 m²lik çok küçük yüzölçümlü pay satışına dair 2390 ada 10 parsel sayılı taşınmaz değerlendirmeye esas alınarak dava konusu taşınmaza 21.03.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 4.387,00 TL/m² değer biçildiği; öte taraftan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemiyle açılan Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/928 Esas, 2024/24 Karar sayılı dosyasında, dava konusu taşınmaz ile benzer nitelikte olup yakın mesafede bulunan 10962 ada 1 parsel sayılı taşınmaza 24.11.2022 değerlendirme tarihi itibarıyla 5.251,00 TL/m² değer biçildiği, işbu bedelin taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2024/9690 Esas, 2025/4925 Karar sayılı kararıyla uygun bulunduğu; yine Samsun 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/447 Esas, 2024/399 Karar sayılı dosyasında, dava konusu taşınmaza benzer nitelikteki 2378 ada 2 parsel sayılı taşınmaza 24.04.2023 değerlendirme tarihi itibarıyla 5.349,69 TL/m² değer biçildiği, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2024/9966 Esas, 2025/7250 Karar sayılı kararıyla denetiminden geçerek onandığı dikkate alındığında, dava konusu taşınmaz için tespit edilen bedel inandırıcı olmayıp bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.

6. Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibarıyla, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibarıyla imar ya da kadastro parselleri olup olmadığının ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak raporun sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacılar ... ile ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davacılar Vekilinin Tüm, Davalı İdare Vekilinin ... ile ...'na İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; 1. Taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın