5. Ceza Dairesi 2025/648 E. 2025/14202 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2025/648 E. 2025/14202 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2025/648 Esas 2025/14202 Karar 08.12.2025
5. Ceza Dairesi 2025/648 E.,  2025/14202 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2024/1183 Esas, 2024/1905 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2024 tarihli ve 2023/233 Esas, 2024/195 sayılı Kararı ile sanığın görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 20.11.2024 tarihli ve 2024/1183 Esas, 2024/1905 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
Katılanın zarara uğradığına, suç vasfında hataya düşüldüğüne, eksik inceleme ile sanığın beraatine karar verildiğine, hükmün bu nedenler yönüyle bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.

III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin Kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, üye ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.12.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY
Dairemizin sayın çoğunluğu ile aramızdaki uyuşmazlığın temeli sanığın beraatine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilip Bölge Adliye Mahkemesince esastan ret kararı ile sonuçlandırılan hükmün temyizi kabil kararlardan olup olmadığına ilişkindir.
Bilindiği üzere 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi uyarınca 10 yıl veya daha az hapis cezasını veya adli para cezasını gerektiren suçlardan İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar kesindir ve temyiz edilemez.
Ancak aynı Kanun'un 286/3. maddesinde sayılan suçlardan verilen her türlü hüküm temyizi kabil hale getirilmiştir. İnceleme konusu görevi kötüye kullanma suçu bu maddede sayılan suçlar arasında yer almamaktadır.
Diğer taraftan 1136 sayılı Kanun'un 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca avukatların, avukatlık veya Türkiye Barolar Birliği ya da baroların organlarındaki görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Kanun'un 286. maddesinin 2. fıkrasının uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu itibarla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen her türlü Bölge Adliye Mahkemesi kararları suçun vasfına, miktar ve türüne bakılmaksızın temyiz kanun yoluna tabi tutulmuştur.
Dosyamıza konu olayda avukat olan sanığın katılanın Sosyal Güvenlik Kurumundaki emeklilik işlerini takip etmesi, bu kapsamda; emeklilik aylığı bağlanması hususunda katılan adına yaptığı işlemler avukatlık mesleğinden kaynaklı ve avukatlık görevi gereği yapılan işlemler değildir. Başka bir ifadeyle mesleği avukat olmayan başka bir şahıs tarafından da genel vekaletname kapsamında takip edilebilecek işlerdir. Bu itibarla 1136 sayılı Kanun’un 59/son maddesinin açık hükmü karşısında avukatlık görevinden doğan veya görev sırasında işlenen bir eylem söz konusu olmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi kapsamında İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinin uyuştuğu beraate ilişkin hüküm kesin niteliktedir ve temyiz edilemez.
Hal böyle olunca avukatlık mesleğinden doğan özel soruşturma usulü gereğince Adalet Bakanlığının soruşturma ve kovuşturma izni verilmesine ilişkin kararları idari nitelikte olup kanunun sınırlandırdığı temyiz kapsamını değiştirmeyecektir.
Bu itibarla sanık hakkında atılı suçtan İlk Derece Mahkemesince kurulan ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilen beraat hükmü 5271 sayılı Kanun'un 286/2-g maddesi uyarınca kesin nitelikte olup temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünde olduğumdan, sayın çoğunluğun hükmün onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın