5. Ceza Dairesi 2022/10615 E. 2026/6487 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2022/10615 Esas 2026/6487 Karar 14.05.2026
5. Ceza Dairesi 2022/10615 E., 2026/6487 K.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2196 Esas, 2022/2603 Karar SUÇLAR : Rüşvet alma ve rüşvet verme HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümleri ile sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan açılan kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının doğrudan, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen mahkumiyet ve ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin ise eylemlerin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hükümler düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede; Başvurusunun kapsamına göre katılanlar adına Hazine vekilinin temyiz isteminin, sanıklar hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen hükümlere ilişkin olduğu, tebliğnamede görüş bildirilen diğer suçlar yönünden temyiz başvurusu bulunmadığı tespit edilmiştir. ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 17.01.2022 tarihli ve 2021/923 Esas, 2022/203 sayılı Kararı üzerine kamu davasından haberdar olan Hazine ve ... adına Hazine vekilinin 01.02.2022 havale tarihli dilekçesinde sanıklar ..., ... ve ... yönünden katılma talebinde bulunmadığından adı geçen sanıklar hakkındaki hükümleri temyize hakkının olmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan kamu davasının ölüm nedeniyle düşmesi hükmüne karşı Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-h madde-fıkra ve bendi gereğince kesin olduğu ve temyizi kabil nitelikte olmadığı belirlenmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223/9. maddesinde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanun'un 253/6. maddesine paralel bir şekilde; "derhal beraat kararı verilebilecek hallerde durma, düşme veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilemeyeceği" hüküm altına alınmış olup, anılan maddenin gerekçesinde de "fiilin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen hallerde derhal beraat kararı verilebileceği"nin belirtilmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.06.2016 tarihli ve 126–207 sayılı Kararı başta olmak üzere yerleşmiş uygulamasında, "Zamanaşımının gerçekleşmesi durumunda derhal beraat kararı verilmesini gerektiren haller hariç öncelikle beraat değil, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi aksi halde yani derhal beraat kararı verilmesini gerektiren hallerde ise zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmemesi gerektiği" görüşünün benimsenmesine, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.12.2012 tarihli ve 864-1861; 26.06.2012 tarihli ve 978-2 50... .01.2007 tarihli ve 254-5 sayılı Kararları başta olmak ve Özel Dairelerce de benimsenmiş olan birçok kararında da açıkça vurgulandığı gibi yargılama yapılmasına engel olup, davayı düşüren hallerden biri olan dava zamanaşımının yargılama sırasında gerçekleşmesi durumunda, yerel mahkeme ya da Yargıtay tarafından resen zamanaşımı kuralı uygulanarak kamu davasının düşmesine karar verilmesinin zorunlu olmasına göre eylemin suç oluşturmaması veya yeni bir yasal düzenleme ile suç olmaktan çıkarılması gibi herhangi bir araştırmayı gerektirmeyen bir hal başka bir deyişle derhal beraat kararı verilmesini gerektiren bir durum bulunmadığından zamanaşımının gerçekleşmesi nedeniyle mahkemece resen ve diğer iddialardan önce davanın düşmesine karar verilmesi zorunluluğuna riayet edilerek, İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığa atılı eylemin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağının kabulü ile kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı anılan sanık müdafiinin temyizinde hukuki yarar bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlar ile sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak sanıklara atılı eylemlerin görevi kötüye kullanma ve bu suça azmettirme olacağının kabulü ile kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hükümler düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılanlar adına Hazine vekilinin bu hükümler temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece ... ... 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2011/133 Esas, 2020/456 sayılı Kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında sanıklar ..., ... ve ...'a rüşvet verme suçundan ceza verilmesine yer olmadığına, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından beraatlerine, sanıklar ... ve ... hakkında ise ... ve ...'dan rüşvet alma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252. ve 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, aynı Kanun'un 53/1-2-3. maddeleri gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur. B. İstinaf ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 28.09.2022 tarihli ve 2022/2196 Esas, 2022/2603 sayılı Kararı ile sanıklardan ... ve ... hakkında rüşvet alma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik istinaf başvurularının, sanıkların eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçu, sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair kararlara yönelik istinaf başvurularının ise sanıkların eylemlerinin görevi kötüye kullanma suçuna azmettirme kapsamında kaldığı kabul edilerek kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmek suretiyle hükümlerin düzeltilerek esastan reddine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurularının ise 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Katılanlar Adına Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Somut olay ve delillerin araştırılması gerektiğine, sanıklar hakkında verilen düşme ve beraat kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine dair kararların eksik inceleme ve araştırma sonucu verildiğine, sanıkların cezalandırılması ve katılan kurumlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen İlk Derece Mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükümlerine karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin karar ile İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümlerin Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kaldırılarak kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin kararların usul ve kanuna uygun olması karşısında katılanlar adına Hazine vekilinin temyiz itirazları ile hükümlerde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir. III. KARAR 1) Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılanlar adına Hazine vekilinin sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkındaki, sanık ... müdafiinin de müvekkili hakkındaki hükümlere yönelik temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı REDDİNE, 2) Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar ..., ..., ... ve ... dışındaki diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, katılanlar adına Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereği ... ... 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.05.2026 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.