5. Ceza Dairesi 2017/3254 E. 2019/3063 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2017/3254 Esas 2019/3063 Karar 14.03.2019
5. Ceza Dairesi 2017/3254 E., 2019/3063 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: İddianamede ''...Sakarya Barosunda kayıtlı Avukat ...'ın, davacı şikayetçi vekili sıfatıyla, davalı ... İşletme ve Bakım Hizmetleri A.Ş. aleyhinde Sakarya 1. İş Mahkemesinin 2012/700 Esasına kayden açıp takip ettiği işe iade davasının kabulüyle müvekkilinin işe iadesine dair verilen 13/12/2012 tarihli ve 2012/1162 sayılı kararın icrası için, 4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinin 5. fıkrasına göre 10 gün içerisinde davalı şirkete başvurması gerekirken, gerekli başvuruyu yapmayarak müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verdiği...'' şeklinde dava konusu edilen somut olayda; sanığın aşamalardaki savunmalarında katılana söz konusu başvuruyu kendisinin de yapabileceğini söylediğine ilişkin savunması, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 171. maddesinde ''Avukat, üzerine aldığı işi kanun hükümlerine göre ve yazılı sözleşme olmasa bile sonuna kadar takip eder.'', 173. maddesinde ''Sözleşmede aksine bir hüküm yoksa, kararlaştırılan avukatlık ücreti yalnızca avukatın üzerine almış olduğu işin karşılığı olup, mukabil dava, bağlantı ve ilişki bulunsa bile başka dava ve icra kovuşturmaları veya her türlü hukuki yardımlar ayrı ücrete tabidir.'', 4857 sayılı Kanunun 21/5. maddesinde ''İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.'' şeklinde yer alan düzenlemeler karşısında; sanık Avukat ile katılan arasında bir avukatlık (vekalet) sözleşmesi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise kapsamının ne olduğu, sözleşmede dava sonrasındaki işe iade işlemlerinin yerine getirilmesi konusunda da hukuki yardımda bulunulup bulunulmayacağına dair hüküm olup olmadığı hususları belirlenip, neticesine göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kabule göre de; Suçu TCK'nın 53/1-e maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 14/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.