5. Ceza Dairesi 2015/9151 E. 2019/10596 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2015/9151 Esas 2019/10596 Karar 12.11.2019
5. Ceza Dairesi 2015/9151 E., 2019/10596 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Zincirleme tefecilik HÜKÜM : Beraat
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Her ne kadar mahkemece ...'nın katılma talebinin reddine karar verilmiş ise de; Dairemizce benimsenen Ceza Genel Kurulunun 26/04/2016 tarihli, 2014/118 Esas ve 2016/208 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, tefecilik suçu ile korunan hukuki yarar ve bu bağlamda suçun topluma karşı suçlar bölümünde düzenlenmesi karşısında, bu suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğu, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerektiği anlaşılmakla, ...'nın sanık ... hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasında suçtan zarar gören olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nın 233 ve 234. maddeleri gereğince davaya katılma hakkı bulunduğu ve temyiz dilekçesinin katılma iradesini ortaya koyduğu nazara alındığında, CMK'nın 237/2 ve 260/1. maddelerine dayanılarak davaya katılan olarak kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: TCK'nın 241. maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu, ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmaması, bu bağlamda maddi gerçeğin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması ve suç tarihinin tespiti açısından, sanıkların ve suçtan zarar görenlerin yeniden beyanlarına başvurularak, paranın alındığı tarihler ve miktarları ayrıntılı olarak sorularak suç tarihlerinin kesin olarak saptanmasından, suçtan zarar görenlerin aşamalardaki beyanlarında isimleri geçen..., ..., ... ve... ile soruşturma aşamasında dinlenen ...'un tanık sıfatıyla beyanlarının alınmasından, sanıkların alacaklısı oldukları icra dosyalarının araştırılıp varsa borçlularının sanıklardan faiz karşılığında ödünç para alıp almadıkları hususunda tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulmasından, sanıkların tefecilik yapıp yapmadıklarına dair kolluk marifetiyle gizli ve ayrıntılı araştırma yaptırılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre hukuki durumlarının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması, Kabule göre de; Hüküm fıkrasında CMK'nın 223/2-e maddesine yer verilmeyerek aynı Kanunun 232/6. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve katılan ...'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 12/11/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.