5. Ceza Dairesi 2013/6798 E. 2013/8662 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2013/6798 E. 2013/8662 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2013/6798 Esas 2013/8662 Karar 16.09.2013
5. Ceza Dairesi 2013/6798 E.,  2013/8662 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, nitelikli zimmet ve bu suçlara iştirak
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraet, ortadan kaldırma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenedi;
Zimmet suçundan zarar gören Hazine vekilinin 07/05/2012 havale tarihli dilekçeyle sanıklar hakkında verilen hükümleri temyiz ettiği ve bu itibarla da, davaya katılma iradesinin bulunduğu anlaşılmakla 3628 sayılı Kanunun 17 ve devamı maddeleri ile CMK'nın 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin sanıklar hakkında zimmet suçundan açılan davaya katılmasına ve Hazinenin başvurusunun kapsamına göre sanıklar hakkında kurulan beraet ve ortadan kaldırma hükümleri ile sınırlı olarak temyiz incelemesi yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan beraet hükümleri ile sanıklar ... ve ... hakkında bir kısım eylemlerinin görevi ihmal suçunu oluşturduğunun kabulü ile zamanaşımı nedeniyle davaların ortadan kaldırılmasına dair hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Sanıklara isnat olunan fiillerin sübutu halinde ancak basit zimmet suçunu oluşturabileceği, bu suçun 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 07/06/1999 tarihli en son sorgu işlemi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesinde;
Sanığın zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarda bulunduğu, eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeden ve gerekçeli kararda nitelikli zimmetten söz edilmesine rağmen yazılı şekilde sadece basit zimmet suçundan hüküm kurulması, ayrıca lehe yasa karşılaştırılması sırasında 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesinin gözetilmemesi ve suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin tümünün kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış, buna bağlı olarak tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma gözönünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen sanık müdafiin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanığın suça konu paraları hangi tarihte ve ne miktarda ödediğinin Karataş Belediye Başkanlığınca 08/11/2002 tarihinde liste halinde bildirildiği, dosyada bulunan tahsilat makbuzlarına göre 19/01/1998 günlü tahsilat makbuzları ile 38.013.250 TL ile 67.850.000 TL'nin de sanık tarafından yatırıldığı halde Karataş Belediyesince gönderilen listede bulunmadığı ve bu belgelerdeki toplam miktarın da zimmet tutarı olarak kabul edilen 384,36 TL'den fazla olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında TCK'nın 248. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediği tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararına göre mağdurun belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda zimmetin maddi konusunu oluşturan değerlerin müsaderesine karar verilemeyeceği gözetilmeden 384 TL'nin TCK'nın 55/2. maddesi gereğince müsaderesine hükmedilmesi,
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesi uyarınca 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin tümünün kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 16/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın