5. Ceza Dairesi 2012/9261 E. 2013/6528 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2012/9261 Esas 2013/6528 Karar 13.06.2013
5. Ceza Dairesi 2012/9261 E., 2013/6528 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Dairemizin 15/07/2010 gün ve 2006/12508-2010/6238 sayılı ilamında sair temyiz itirazları reddedilmiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 24/01/1983 tarih ve 8-486/6 sayılı Kararında da belirtildiği üzere, bozma ilamına konu hüküm ya da hükümlerle ilgili olarak açıkça onama kararı verilmedikçe sair temyiz itirazlarının reddedilmesinin kesin ve mutlak bir bağlayıcılığının bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede; TCK'nın 43. maddesi ile uygulama yapılırken 8 yıl 16 ay 15 gün yerine 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunması sonuç cezanın doğru olarak belirlenmesi sebebiyle sonuca etkili olmadığından bozma nedeni sayılmamış, bozma üzerine yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir. Ancak; PTT Nazilli Merkez Müdürlüğünün 20/02/2003 gün ve 316 sayılı yazısı ile sanığın para tahsile yetkili olduğunun bildirildiği, Teftiş Kurulu raporları ile disiplin kurulu kararı ve dosya arasındaki bir çok evrakta ise sanığın dağıtıcı olarak görev yaptığının belirtildiği, Posta Dağıtım Hizmetleri Yönetmeliğinin 126. maddesinde 01/10/1999 tarihinden itibaren geçerli olacak şekilde yapılan değişiklik sonucu "dağıtıcıların merkez ve şubelerde asli görevlerinin yanında merkez amirinin emriyle her türlü posta ve gişe işlemlerinde çalıştırabilecekleri" ifade edilmiş ise de; suç tarihindeki anılan maddenin "Dağıtıcılar asıl görevlerinin yapılmasına bir aksaklık ve gecikmeye meydan vermemek şartıyla ve merkez amirinin emriyle ilgili memurun sorumluluğu ve denetimi altında gerektiğinde her türlü posta işlerine yardım ederler. Ancak memur ve amir tarafından yapılması gereken işlerin dağıtıcılar tarafından tek başlarına yapılmasına izin verilmez." biçimindeki yasaklayıcı hüküm nedeniyle sanığın tek başına şube memurluğu yapmasının mümkün olmadığı cihetle, öncelikle sanığın görev hususunun açıklığa kavuşturulması, şubede tek başına çalışıp çalışmadığının tespit edilmesi ve hasıl olacak sonuca göre suç vasfının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Sanığın eyleminin teselsülen nitelikli kullanma zimmeti suçunu oluşturduğu, uhdesinde tuttuğu paradan, paranın tahsil edildiği tarihler ile yatırıldığı tarihler arasında, sağlayacağı nema miktarının suç tarihi itibarı ile ekonomik koşullar ve paranın alım gücü nazara alındığında değerinin az ve hafif olduğu, nema miktarının ödendiğine dair de dosya da belge olmadığı gözetilmeden suç vasfında hataya düşülerek, değer azlığı nedeniyle indirim yapılmadan, pişmanlık nedeniyle indirim yapılarak yazılı şekilde hüküm tesisi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.