5. Ceza Dairesi 2012/6220 E. 2013/3051 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2012/6220 Esas 2013/3051 Karar 10.04.2013
5. Ceza Dairesi 2012/6220 E., 2013/3051 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet, zimmete iştirak, görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, 213 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Ortadan kaldırma, beraet, red, mahkümiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi; Sanık ... hakkında kullanma zimmeti suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın, 5271 sayılı CMK'nın 231/12. maddesi karşısında itiraza tabi olup temyizi mümkün bulunmadığından, CMK'nın 264. maddesi hükmü de gözetilerek sanık müdafiin temyiz dilekçesinin itiraz mahiyetinde kabulü ile merciince değerlendirilip gerekli kararın verilmesi mümkün görüldüğünden, katılan vekilinin de beraet, davanın reddi ve ortadan kaldırma hükümlerini temyiz ettiği gözetilerek, incelemenin diğer sanıklar haklarında kurulan beraet, ortadan kaldırma ve mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Sanıklardan ...'nın ana adının, ...'in nüfusa kayıtlı olduğu köyün, ...'in ana ve baba adı ile doğum tarihinin, ...'in ise adının nüfus kayıtlarına aykırı olarak yanlış yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hataları olduğu kabul edilerek bozma nedeni yapılmamış, Şanlıurfa C.Başsavcılığının 02/08/2001 tarih ve 2001/2748 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında görevi ihmal ve görevi kötüye kullanma suçlarından da dava açıldığı halde atılı suçlardan hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, zamanaşımı süresi içerisinde bu suçlar yönünden adı geçen sanıklar haklarında dosyanın yeniden ele alınarak hüküm kurulması mümkün görülmüştür. .../...
-2-
Şanlıurfa C.Başsavcılığının 26/03/2002 tarih ve 2002/1301 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ...,...,... haklarında 213 sayılı Yasaya aykırılık suçundan açılan davada, 09/01/2001 tarih ve 2001/81 Esas sayılı iddianamesi ile de sanık ... hakkında zimmet suçundan açılan davada bu suçtan dönüşen görevi ihmal suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesi yerine ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükümde yer alan "ortadan kaldırılması" ibaresinin çıkartılıp, yerine "CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşmesine" yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Şanlıurfa C.Başsavcılığının 18/04/2000 tarih ve 2000/1328 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ... hakkında, 02/08/2001 tarih ve 2001/2748 Esas sayılı iddianamesi ile de sanık ... hakkında zimmet suçlarından açılan davalarda verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Şanlıurfa C.Başsavcılığının 10/01/2002 tarih ve 2002/125 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan, 26/03/2002 tarih ve 2002/1301 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ...,...,... haklarında zimmete iştirak suçundan, 02/08/2001 tarih ve 2001/2748 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında zimmet suçlarından, Şanlıurfa Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2004 tarihli, 2000/495 Esas ve 2004/1443 sayılı görevsizlik Kararı ile sanık ... hakkında zimmet suçundan açılan davalarda verilen hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; 10/01/2002 günlü iddianame ile açılan kamu davasında; vergi denetmeni ... tarafından düzenlenen raporda birlik tarafından ... Teks. İnş. Pet. San. Tic. Ltd. Şti. adlı firmaya gerçekte ödeme yapılmamasına rağmen, ödeme yapılmış gibi kasa defterinden çıkış yapılmak suretiyle 7.020,00 TL'nin (7.020.000.000 lira) ödendi gösterilerek mal edinilmesi eyleminin sanıklar haklarında dava konusu edildiği, 02/08/2001 tarih ve 2748 Esas sayılı iddianamede ise zimmet suçundan dava konusu
.../...
-3-
edilen eylemler bu eylemden farklı olduğu halde, davaya devamla ... Petrol adlı firmanın olay tarihindeki yetkililerinin tanık sıfatıyla olay hakkındaki ayrıntılı bilgi ve görgüleri tespit edilmek, söz konusu firmanın defterleri muhasebe konusunda uzman bir bilirkişiye inceletilerek suç tarihlerinde ... Sulama Birliğine suça konu faturaların tanzim edilip edilmediği, birliğe belirtilen miktarda mal verilip verilmediği, birlikten suça konu paraların tahsil edilip edilmediği, suça konu faturaların sahte olup olmadığı hususlarında bilirkişi raporu aldırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken aynı konuda dava açıldığından bahisle davanın reddine karar verilmesi, 26/03/2002 tarih ve 1301 Esas ile 02/08/2001 tarih ve 2001/2748 Esas sayılı iddianamelerle açılan kamu davalarında, sanıkların aşamalardaki inkara yönelik savunmaları, tanık... ve sanık ...'ın firmalarıyla ilgili sahteliği iddia edilen faturalar karşılığında birliğe mal ve hizmet verildiğini, sanıklar ..., ... ve ...'in ise firmalarıyla ilgili sahteliği iddia edilen faturalar karşılığında birliğe mal ve hizmet verilmediğini beyan etmeleri ile ceza yargılamasının temel amacının maddi gerçeğin ortaya çıkartılması olduğu hususları da gözetilerek; ... İnşaat Ltd. Şti. (sanık ...), ... Ticaret (sanıklar ...,...) ile sanık ... ... tarafından düzenlendiği iddia olunan faturalardaki yazı ve imzalar ile suça konu bu fatura bedellerinin ödenmesi sırasında birlik saymanınca düzenlenen tediye belgelerinde parayı alanın imzası bulunmaktaysa bu imzaların söz konusu davalarda yargılanan sanıkların eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra, ... Sulama Birliğindeki akçeli işlerin birlik başkanı ... ile sayman ... tarafından yürütüldüğü, encümen üyesi olan sanıkların birliğin yapılacak işleri için encümende karar aldıklarını, işin yapımını ve ödemesini sayman ile başkanın takip ettiğini aşamalarda savundukları hususu da gözetilerek birlik encümeni olan sanıkların zimmet suçuna ne surette iştirak ettikleri ve buna ilişkin delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde gösterilip tartışılmadan, yazılı şekilde eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile bir kısım sanıklar haklarında mahkümiyet, diğerleri hakkında ise beraet kararı verilmesi, Kabule göre de; Haklarında mahkümiyet kararı verilen sanıkların fiillerinin açığa çıkmamasını sağlamak ve gerçek zimmet miktarını gizlemek için gerçek bir mal alım satımı bulunmadığı halde sahte faturalarla mal alınmış gibi işlem yapıp, bu faturaları birlik kayıtlarına işlemek için sahte tahakkuk ve tediye belgeleri düzenlemek suretiyle fatura bedellerini mal edindiklerinin kabul edilmesi karşısında, eylemlerinin zincirleme nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi, Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” biçimindeki düzenleme nedeniyle, haklarında mahkümiyet kararı verilen sanıkların eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, .../...
-4-
Suçun 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanıklardan ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, katılan vekili ile sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, haklarında mahkümiyet kararı verilen sanıklar yönünden ceza miktarı itibariyle kazanılmış hakları saklı kalmak üzere, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.