5. Ceza Dairesi 2012/611 E. 2012/9813 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2012/611 Esas 2012/9813 Karar 03.10.2012
5. Ceza Dairesi 2012/611 E., 2012/9813 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Sanığın dairesinin de bulunduğu binanın, ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün statik raporu gereği, çevre ve can emniyetinin sağlanması amacıyla 22/03/2007 tarihinde belediye görevlilerince tüm bina sakinlerinin tahliyesi sonrası mühürlenmesine karşın, 02/08/2007 tarihinde yapılan denetimde, mührün bozularak sanığın söz konusu evde oturmakta olduğu anlaşılmış olmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK'nın 203. maddesinde mühür bozma eylemi için hapis cezası ile adli para cezası seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü halde, sanık hakkında neden hapis cezası yaptırımının tercih edildiğinin denetime olanak verecek bir şekilde gerekçeleri gösterilmek suretiyle açıklanmaması, 02/08/2007 tarihinde yapılan tespitte, aynı binanın 3. katındaki dairede ise 20 küçük çocuğun bulunup mahkemede dinlenen tutanak mümzinin beyanına göre Kur-an eğitimi aldıkları bildirilmiş olmakla birlikte, sanık hakkında izinsiz Kur-an kursu açmak eylemi ile ilgili soruşturma ve dava açılıp açılmadığı araştırılmadan sanığın söz konusu dairenin amcası tarafından vakfa bağışlanmış olup kendisi ile bir ilgisinin bulunmadığına yönelik savunması aksine tüm dosya kapsamında bir delil bulunmadığı gözetilmeksizin, “çökme riski yüksek binaya izinsiz Kur-an kursu açarak onlarca küçük çocuğun hayatını tehlikeye atması” ve hakkında sosyal ve ekonomik durum araştırması yapılmaksızın “yargılama sırasında bu izinsiz eylemini gizleyerek suçunu ikrar ederek pişmanlığını göstermek yerine yargıca parasız kaldığından ötürü binayı boşaltmadığını belirterek yalan söylemesi” şeklinde dosya içeriği ile uygun olmayıp yasal ve yeterli de bulunmayan gerekçelerle 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde takdirde hataya düşülerek temel ceza tayininde asgari haddin çok üzerinde bir cezaya hükmedilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.