5. Ceza Dairesi 2012/5379 E. 2013/2987 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2012/5379 E. 2013/2987 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2012/5379 Esas 2013/2987 Karar 09.04.2013
5. Ceza Dairesi 2012/5379 E.,  2013/2987 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Zimmet, resmi evrakta sahtecilik, görevi kötüye kullanma, denetim görevini ihmal ederek zimmete sebebiyet vermek
HÜKÜM : Mahkümiyet, beraet, düşme

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmolunan ceza tutarı itibariyle sanık ... müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma ve ... hakkında evrakta sahtecilik suçlarından açılan kamu davaları ile ilgili olarak dava zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanıklar ..., ..., ... haklarında görevi kötüye kullanma suçundan, ... ve ... haklarında denetim görevini ihmal suretiyle zimmete sebebiyet verme suçundan verilen düşme ve ..., ... haklarında zimmet suçundan verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar haklarında verilen beraet ve düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında verilen beraet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanık hakkında evrakta sahtecilik suçundan dava açıldığı halde zimmet suçundan beraet kararı verilmesi, mahallinde düzeltilebilir sonuca etkili olmayan maddi hata olarak kabul edilerek delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
.../...

-2-

Sanık ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin 1. fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanunun 3. maddesinin 1. fıkrasındaki "suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur" şeklindeki yasal düzenlemeler ile dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, olayın oluş şekli ve süresi, suç sayısı, suçların ağırlığı, sanığın kişiliği ve suçu sürdürmedeki ısrarlı tutumu gözönüne alınarak temel ceza ve zincirleme suç nedeniyle yapılacak artırımın hak ve nesafete uygun bir şekilde belirlenmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK'nın 3/1. maddesindeki orantılılık ilkesine aykırı olacak şekilde takdirde hataya düşülerek temel cezanın alt sınırdan belirlenmesi ve aynı Yasanın 43. maddesi gereğince asgari oranda artırım yapılması suretiyle hüküm kurulması,
... imzalı altı adet ödeme makbuzu üzerinde yapılan kriminal incelemede, imzaların ilgilinin eli ürünü olmadığının belirlendiği, dosya kapsamı ve mahkemenin kabulüne göre makbuzlar karşılığında çıkışı yapılan 30.294 TL'nin sanığın uhdesinde kaldığı tespit edilmesine rağmen evrakta sahtecilik suçundan oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde beraet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
765 sayılı Kanunun uygulanmasında zimmet suçunun unsuru sayılan söz konusu sahtecilik fiilleri için 5237 sayılı Kanun uygulamasında aynı Kanunun 212. maddesi hükmü uyarınca, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilerek 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, mahkemece mahiyeti itibariyle sahte belgeler düzenlediği kabul edilen sanığın eyleminde sahtecilik suçunun varlığının kabulü halinde 765 sayılı Kanun hükümlerine göre zincirleme nitelikli zimmet suçundan ve 5237 sayılı TCK hükümlerine göre zincirleme nitelikli zimmet ve zincirleme evrakta sahtecilik suçlarından ayrı hüküm kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-d maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında, aynı Kanunun 53/5. madde ve fıkrası gereğince, cezanın infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Kooperatif Yönetim Kurulunca 25/06/2002 tarihinde S.S. ... Konut Yapı Kooperatifine yardım amacıyla Şekerbanktan 100.000 TL kredi çekilmesine karar verildiği, yasal kesintilerden sonra kalan 98.439 TL'nin imzaları karşılığında 28/06/2002
.../...

-3-

tarihinde sanıklar ... ve ...'ya nakden ödendiği bu paranın, kooperatifin borcu bulunmadığı halde ...'in şahsi hesabına virman edildiği anlaşılmakla sanığın ancak banka kayıtları ve ödeme belgeleri sonrasında ortaya çıkarılabilen nitelikli zimmet suçuna asli fail olarak katıldığı gözetilmeden dosya kapsamı ve oluşa uygun düşmeyen gerekçelerle beraet kararı verilmesi,
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak,
5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan zimmet suçuna iştirak eden diğer kişilerin ancak azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri nazara alınmadan kooperatifin malzeme alımı yaptığı... İnşaat Şirketinin sahibi olan bu sanığın suça ne şekilde iştirak ettiği denetime imkan verecek şekilde gerekçeleriyle karar yerinde gösterilmeden fail olarak sorumlu tutulmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanığa 2000-2001 yıllarında nakit para ve senet verilerek, avans adı altında birçok kez ödeme yapıldığı ve eyleminin teselsül ettiği anlaşılmasına rağmen zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması,
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanığın, ...'e, kooperatif tarafından bir mal alımına dayanmaksızın verilen 61.000 TL ve 29.000 TL bedelli bonoları icra yoluyla tahsil ederek suça iştirak ettiğinden bahisle cezalandırılması yoluna gidilmiş ise de yukarıda ifade edildiği üzere ...'in suça ne şekilde iştirak ettiği ve hukuki durumu saptandıktan sonra sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 2, 62 ve 53. maddelerine göre sonuç ceza belirlendikten sonra aynı Yasanın 39/2-c, 39/1, 62 ve 53. maddeleri uygulanarak hükmün karıştırılması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 09/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın