5. Ceza Dairesi 2012/15280 E. 2013/2861 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2012/15280 Esas 2013/2861 Karar 08.04.2013
5. Ceza Dairesi 2012/15280 E., 2013/2861 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Rüşvet almak ve rüşvet vermek HÜKÜM : Mahkümiyet, ceza verilmesine yer olmadığına
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi; Suçtan zarar gören ve kovuşturma aşamasında duruşmadan haberdar edilen Hazinenin 3628 sayılı Kanunun 17 ve 18. maddeleri ile CMK'nın 237/2, 260. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarına ilişkin olarak davaya katılan olarak kabulü ile yokluğunda verilen hükmün Maliye Bakanlığına 27/08/2012 tarihinde tebliğinden sonra CMUK'nın 310. maddesinde yer alan süreler içinde temyiz etmesi gerektiği halde yasal süreden sonra 10/09/2012 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla Hazine vekilinin tüm sanıklar haklarındaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 317. maddesi, Ceza Genel Kurulunun 12/02/2008 günlü 2007/9-230 Esas, 2008/23 sayılı Kararı gereğince sanık ... 'ın koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin ise aynı Yasanın 318. maddesi, Uyarınca reddine, incelemenin rüşvet almak suçundan hakkında mahkümiyet hükmü kurulan sanık ... 'ın temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 Esas, 2012/1771 sayılı Kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşıldığından anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede; Haklarında rüşvet vermek suçundan dava açılmış bulunan ... ve ...'a ait petrol istasyonu önünde trafik uygulaması yapılması nedeniyle, suç tarihinde Malazgirt İlçe Emniyet Müdürlüğü Bürolar Amiri olarak görev yapan sanık ... ile aralarında önceye dayalı bir husumet olduğu, söz konusu trafik uygulamasının yapılmamasını sağlamak için sanık ...'ın kullandığı cep telefonuna sanık ... tarafından 01/11/2005 tarihinde mesaj çekilerek banka hesabına 1.000 TL yatırılmasını istemesinden sonra bu paranın söz konusu hesaba yatırıldığı ve bu paranın çekildiği iddiasına karşılık, ... 'in Aralık 2005 tarihinde Malazgirt ilçe merkezinde 2. el telefon alım satımı yapan kişiye satılması için bıraktığı cep telefonunun ... tarafından satın alınıp bedeli olan 1.000 TL'nin hesabına bu nedenle yatırıldığını, sonradan
.../...
-2-
öğrenmesi üzerine suça konu bu parayı posta çeki havalesi ile ...'a iade ettiğini ve posta çeki parçasını da mahkemeye sunduğunu savunduğu, ancak dosya içinde herhangi bir posta çeki havalesi veya fotokopisinin bulunmaması karşısında, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmasını sağlamak için öncelikle Malazgirt Postahanesinde ... ve ...'a ait herhangi bir posta çeki hesabı bulunup bulunmadığı, var ise suç tarihi itibariyle ... tarafından bu hesaplara herhangi bir para havalesi yapılıp yapılmadığı ve yapılmış ise, bu paranın soruşturma başlamadan önce mi, yoksa sonra mı yatırıldığının tespitiyle, 01/11/2005 tarihinde ... ve ...'ın kullandıkları cep telefonlarına sanık ... veya eşinin kullandığı telefonlarından, hesabına 1.000 TL yatırılmasına ilişkin bir mesaj gönderilip gönderilmediğinin ilgili GSM firmasından sorulup saptanmasından sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Suçun değişik zamanlarda işlendiği iddia edilmesi karşısında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesine göre zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1. maddesinde yazılı diğer haklarından 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına şeklinde hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle suçu işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 16/12/2008 gün ve 2008/146-235 sayılı Kararı ile 6352 sayılı Yasa ile değişik TCK'nın 254/2. maddesine göre meşru malikin belli olması ve maddi menfaatin suçun mağduruna iade edilebileceği durumlarda rüşvetin maddi konusunu oluşturan değerlerin karşılığının müsaderesine veya ilgililerine verilmesine (ödettirilmesine) karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 08/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.