5. Ceza Dairesi 2011/9168 E. 2012/9115 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2011/9168 Esas 2012/9115 Karar 19.09.2012
5. Ceza Dairesi 2011/9168 E., 2012/9115 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Mahkümiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Borcundan dolayı 29/08/2007 tarihinde mühürlenen sayaçtaki mührü 11/09/2007 tarihinde bozarak elektrik kullandığı iddiasıyla sanık hakkında mühür bozma suçundan açılan kamu davasında,sanığın aşamalarda değişmeyen fiilen mühürleme yapılmadı yönündeki savunması karşısında, 29/08/2007 tarihli mühürleme tutanağını tanzim eden görevlilerin tespiti ile tanık sıfatıyla dinlenip, tespite yönelik ayrıntılı beyanlarının alınması ve eylem öncesi var olması gereken fiilen mühürleme önkoşulunun bulunup bulunmadığı sorulup belirlenmesinden sonra, sonucuna göre sanığın hukuksal konumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, Kabule göre de; TCK'nın 203. maddesinde mühür bozma eylemi için hapis cezası ile adli para cezası seçenek yaptırım olarak öngörüldüğü halde, sanık hakkında neden hapis cezası yaptırımının tercih edildiğinin denetime olanak verecek bir şekilde gerekçeleri gösterilmek suretiyle açıklanmaması, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için, aynı maddenin 6. fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de, bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliği veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, buna karşın mühür bozma suçunun kamu güvenine karşı suçlar arasında yer alıp, kamu idaresinin mühür koymaya yönelik iradesine karşı işlenmesi nedeniyle, mühür bozma eyleminin meydana getirdiği bir zarardan söz edilemeyeceği gözetilerek, daha önce işlediği kasıtlı bir suç bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 231/6. maddedeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin, dosya içeriğine uymayan "Fedaş’ın zararını tazmin etmediğinden" şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19/9/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.