5. Ceza Dairesi 2011/882 E. 2013/1404 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2011/882 E. 2013/1404 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2011/882 Esas 2013/1404 Karar 26.02.2013
5. Ceza Dairesi 2011/882 E.,  2013/1404 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Rüşvet almak-vermek, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : 1-Sanık ..., ... ve ... yönünden;
a) Dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraetlerine,
b) Rüşvet almak eylemleri görevi kötüye kullanmak olarak kabul edilmekle mahkümiyetlerine,
2- Diğer tüm sanıkların rüşvet vermek ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından beraetlerine,

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, fiğ ekili arazilerle ilgili tutanak ve belgeleri gerçeğe aykırı olarak düzenledikleri iddia edilen sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında sahtecilik ve bu suça iştirak suçlarından zamanaşımı süresi içinde mahallinde yasal işlem yapılması mümkün görülmüştür.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay CGK'nın 18/09/2012 gün 2012/420 E. 2012/1771 K. sayılı kararı da nazara alınarak 6352 sayılı Yasanın geçici 2. maddesinin sadece karşılıksız yararlanma suçlarını kapsadığı anlaşılmakla anılan Kanunun rüşvet suçu yönünden getirdiği düzenlemeler de gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında rüşvet vermek ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından verilen beraet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklar hakkında verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kamu kurumu aleyhine dolandırıcılığa teşebbüs ve rüşvet vermek suçlarından verilen beraet, ..., ..., ... hakkında ise kamu kurumu aleyhine dolandırıcılığa teşebbüs suçundan beraet, rüşvet almak eylemleri görevi kötüye kullanma suçu kabul edilerek verilen mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Dosya kapsamına göre sanıklar ..., ... ve ...'ın ... ili Sumbas ilçesi Tarım Müdürlüğünde memur olup 2007 yılı fiğ destekleme başvurularında arazi tespiti yaparak dosya oluşturmakla görevli oldukları, çiftçi olup fiğ destekleme parası almak için başvuruda bulunan diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek, bu sanıkların daha fazla destekleme parası almalarını temin için arazileri olduğundan fazla gösterip karşılığında haksız menfaat temin etme hususunda anlaştıkları, bu anlaşma gereği memur olan sanıkların adı geçen diğer sanıklara ait fiğ ekili arazileri ya olduğundan fazla yazıp, ya da fiğ ekili olmadığı halde fiğ ekiliymiş gibi gösterip karşılığında değişik miktarlarda haksız menfaat temin ettikleri, bu şekilde düzenlenen belgelerin İlçe Tarım Müdürlüğüne ibraz edildiği ancak destekleme parası henüz ödenmeden olayların ortaya çıktığı anlaşıldığına göre; memur olan sanıkların eylemlerinin 5 kez rüşvet almak ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılığa teşebbüse iştirak suçlarını, çiftçi olan diğer beş sanığın eylemlerinin ise rüşvet vermek ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını oluşturduğu gözetilmeden, dosya kapsamına uygun düşmeyen şekilde ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre de;
Gerekçeli karar başlığında katılan ve vekiline yer verilmemesi suretiyle CMK'nın 232/2-b maddesine aykırı davranılması,
Sanıklar Sabri, İbrahim ve Murtaza'nın görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılmaları karşısında yargılama sırasında kendini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Hükümden sonra 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nın 257/1-2. madde-fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi, bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının indirilmesi karşısında, TCK'nın 7/2. madde-fıkrasındaki "suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur" hükmü gözetilerek, mahkümiyetine karar verilen sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, O Yer Cumhuriyet Savcıları, katılan vekili ve sanıklar Sabri, İbrahim ve Murtaza müdafiilerin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 26.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın