5. Ceza Dairesi 2011/12101 E. 2013/149 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2011/12101 Esas 2013/149 Karar 10.01.2013
5. Ceza Dairesi 2011/12101 E., 2013/149 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Nitelikli zimmet ve resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Sanığın nitelikli zimmet ve özel belgede sahtecilik suçundan mahkümiyetine
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre nitelikli zimmet suçundan kurulan hükme yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; TCK’nın 53/5. maddesi uyarınca yoksunluğuna hükmedilen hak ve yetkinin süresi ile birlikte infazda tereddüte yol açmayacak şekilde açıkça belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından 53/5. maddenin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması mahkemenin takdiri de gözetilerek hüküm fıkrasına "suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesi nedeniyle anılan Yasanın 53/5. maddesi uyarınca takdiren 7 yıl 9 ay 22 gün süreyle cezanın infazından sonra işlemek üzere 53/1-a maddesinde sayılan hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına", TCK’nın 53/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin kısma ise “kendi altsoyu üzerindeki” ibarelerinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan nitelikli zimmet suçundan kurulan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Sahtecilik suçuna ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Abonelerin tüketim bedellerinin tahsilat özellikli fatura üzerinden tahsil edilmesinin gerekmesi karşısında sanık tarafından zimmeti gizlemeye yönelik olarak tahakkuk nitelikli tüketim faturalarına tahsil kaşesi basılması eylemlerinin ne şekilde sahtecilik suçunu oluşturduğu açıklanıp tartışılmadan, belgelerde sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu gözönüne alınarak suça konu belgelerin aldatma yeteneğinin ne şekilde oluştuğunun kararın gerekçe bölümünde gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; Hapis cezasının kanuni sonucu olarak "belirli haklardan yoksun bırakılma" hükmünün uygulanması sırasında, TCK'nın 53/l-c maddesi uyarınca, "velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun, sanığın sadece kendi altsoyu bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, altsoyu olmayanlar yönünden ise cezanın infazına kadar hükmedilmesi gerekirken; yazılı şekilde, altsoy ayırımı yapılmadan belirtilen hakları kullanmaktan koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi, 399 sayılı KHK'nın 3771 sayılı Yasanın 3. maddesiyle değişik 11. maddesinin ilk ve b fıkralarında "her çeşit personelin" "teşebbüslerin ve bağlı ortaklıkların paralarına ve para hükmündeki evrak ve senetlerine ve diğer mevcutlarına karşı işledikleri suçlar ile bilanço, tutanak, rapor ve benzeri her türlü belge ve defterleri üzerinde işledikleri suçlar ile ifa ettikleri görevlerinden ... suçlardan dolayı memur sayılarak haklarında Türk Ceza Kanununun 2 nci kitap üçüncü ve altıncı babındaki hükümler uygulanır" belirlemesi karşısında sanığın suç tarihindeki eyleminin kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfının tayininde hataya düşülmesi, Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 10/01/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.