5. Ceza Dairesi 2010/5177 E. 2012/166 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2010/5177 Esas 2012/166 Karar 24.01.2012
5. Ceza Dairesi 2010/5177 E., 2012/166 K.
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : İrtikap HÜKÜM : Ortadan Kaldırma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın haciz işlemleri için güvenlik sağlamak amacıyla görevlendireceği askerleri müşteki avukattan alacağı para karşılığında vereceğini söylemesi, müştekinin istenen bu parayı bağış olarak vermek isteyerek karşılığında makbuz istemesi üzerine, sanığın makbuz veremeyeceğini belirttiği ve müştekininde parayı vermekten vazgeçtiği, sanığın da bunun üzerine asker görevlendirmesi yapmadığı ve haciz işleminin yapılamadığı anlaşılmakla, eylemlerinin 765 sayılı Yasanın 212/1. maddesine uyan yapması gereken işi yapmak için rüşvet alma suçuna vücut vereceği, bu suçun aynı Yasanın 102/3 ve 104/2. maddeleri uyarınca 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilave zamanaşımı süresinin bulunduğu, 765 sayılı Yasanın 212. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında basit ve nitelikli rüşvet alma suçları ayrı ayrı düzenlenip yaptırım altına alındığı halde, sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının rüşvet suçu kapsamından çıkarıldığı cihetle, sanığın eyleminin aynı Yasanın 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçunu oluşturabileceği bu suçun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın tutarına nazaran 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirlenen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilave zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi olan 10/08/1999 yılı ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK'nın 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK'nın 321. maddesini uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE, 24/01/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.