5. Ceza Dairesi 2010/2020 E. 2012/11047 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2010/2020 E. 2012/11047 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2010/2020 Esas 2012/11047 Karar 08.11.2012
5. Ceza Dairesi 2010/2020 E.,  2012/11047 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli zimmet (sanıklar ..., ..., ..., ... haklarında), denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak (sanık ... hakkında)
HÜKÜM : Sanıklar ..., ..., ...'nin basit zimmet suçundan mahkümiyetlerine, sanık ...'ın beraetine, sanık ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;
Hükmolunan ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığından sanıklar ... ve ... müdafiin duruşma isteminin CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddi ile incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında nitelikli zimmet suçundan verilen beraet, sanık ... hakkında denetim görevini ihmal ederek zimmete neden olmak suçundan verilen düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanıklar ..., ... ve ... haklarında zimmet suçundan verilen mahkümiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık ... yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Zimmet suçunun şekli bir suç olmaması, sanık ...’un görev süresi ile zimmet eylemlerinin gerçekleştirildiği tarihler, daha sonra sayman olan veznedarlık yaptığı dönemde de zimmet eylemleri dosya kapsamına göre sabit olan sanık ...’nin aşamalarda tekrar ettiği C.Savcılığında alınan sanık ...’un yeni memur olması nedeniyle istemeyerek yapılan yanlışlıkları düzelttiklerine dair kaçamaklı savunması, 01/06/2004 tarihindeki ifadesinde belirttiği şekilde bir kısım alındılardaki yazı ve imzaların sanık ...’ye ait olması, hakkında beraet kararı verilen sanık ...’ın 11/11/2004 tarihli dilekçesinde tahsilat bordrolarının sonradan değiştirildiğine, ortada farklı tahsilat bordrolarının bulunduğuna dair savunması ve bu dilekçe ekindeki belgeler ile sanıklar ... ve ... müdafiin temyiz dilekçesi ve ekindeki aynı mahiyetteki itiraz ve belgeler nazara alındığında savunmada ileri sürülen hususlar araştırılıp, suçun niteliği belirlenip, sanıklar ... ve ...’un atılı suça iştirak ettiklerine dair delillerin nelerden ibaret olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Sanıklar lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanıkların eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak, tüm sanıklar hakkında iştirak halinde zimmet suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılması nedeniyle, sanıklardan birinin yaptığı ödeme ile pişmanlık hükümlerinden bu ödemeye karşı çıkmayan diğer sanıkların da yararlanacak olması karşısında, sanık ...’un sorumlusuna rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla 28/05/2004 tarihinde soruşturma aşamasında yaptığı toplam zimmet miktarını karşılayan ödeme nedeniyle tüm sanıklar haklarındaki ödemenin kovuşturmadan önce yapıldığı kabul edilip, sanıklar ... ve ...’in ise zimmetlerine geçirdikleri kabul edilen paraların suç tarihlerindeki günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücüne göre değerlerinin az ve hafif olduğu nazara alınıp tüm sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 248/2 birinci cümle ve 765 sayılı TCK'nın 202/3. maddeleri, sanıklar ... ve ... haklarında ise ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 249 ve 765 sayılı TCK'nın 219/3. maddeleri uygulanarak tayin edilen cezalarından indirim yapılması ve sonucuna göre lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5237 sayılı TCK'nın 53/5. maddesinde yer alan "... cezanın infazından sonra işlemek üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kötüye kullanılmasının yasaklanmasına karar verilir" şeklindeki düzenlemeye göre; cezanın bir katından anlaşılması gerekenin, cezanın kendisi olup sanıklar hakkında en fazla hükmedilen ceza süresi kadar sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden yasaklanma kararı verilmesi gerekirken, tayin edilen cezalardan fazla süreler ile memuriyette istihdam edilmelerinden yasaklanmalarına karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve sanıklar müdafiileri, O Yer C.Savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın