5. Ceza Dairesi 2009/949 E. 2012/6690 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2009/949 E. 2012/6690 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2009/949 Esas 2012/6690 Karar 12.06.2012
5. Ceza Dairesi 2009/949 E.,  2012/6690 K.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli zimmet
HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... hakkında mahkümiyet, diğer sanıklar hakkında beraet Katılan vekili hükümlerinin onanması

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Haklarındaki davanın Mahkemenin 1999/123 Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek başka bir esasa kaydedildiği ve kendileriyle ilgili hüküm de kurulmadığı anlaşılan sanıklar ... ve ...’nün isimlerine gerekçeli karar başlığında yer verilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak değerlendirilmiştir.
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan beraet hükümlerinin incelenmesinde;
Dosya kapsamı ve oluşa göre orman muhafaza memuru olup Akseki Orman İşletme Müdürlüğü’ne bağlı Geriş İşletmesinde görevli olan sanık ... tarafından emval taşıyana verilen 1. suretine yüksek miktar, idarede kalan 2. suretine düşük miktar yazılmak suretiyle düzenlenen nakliye tezkereleri kullanılarak Geriş Ormaniçi Deposundaki 892 ster ibreli yakacak odunun ve 140 ster yapraklı yakacak odunun nakliyeci sanık ... vasıtasıyla piyasaya satılması suretiyle elde edilen paranın mal edinilmesi şeklindeki olayda sanık ... tarafından nakliye tezkerelerinin farklı düzenlenmesinin emvali taşıyan kişilerin yol kontrolleri nedeniyle bir sıkıntı yaşamaması amacına matuf olup zimmetin ortaya çıkmamasına yönelik olarak idareyi aldatmaya yönelik bir hareket olmadığı gibi suça konu depoda sayım yapılması suretiyle zimmetin her zaman basit bir kontrolle ortaya konabilecek olmasına nazaran eylemlerin zincirleme biçimde basit zimmet suçunu oluşturacağı, bu suçun temas ettiği 765 sayılı TCK'nın 202/1. maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibarıyla aynı Yasanın 102/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan sanıkların sorgusunun yapıldığı 08/09/2000, 06/10/2000 ve 13/12/2000 tarihlerinden itibaren inceleme gününe kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
Sanıklar ... ve ... hakkında nitelikli zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik itirazlara gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Gerekçesi yukarıda açıklandığı veçhile sanıkların eylemleri basit zimmet suçunu oluşturduğu halde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğunun kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK'nın 212. maddesindeki “sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle, sanıkların eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ile sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre karşılaştırma yapılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Kabule göre de;
Sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2, 43/1. maddelerinin uygulanması ile belirlenen 8 yıl 16 ay 15’er günlük hapis cezalarının aynı Yasanın 248/2-son maddesi gereğince 1/3 oranında ve bu şekilde ulaşılan cezaların da 62. madde uyarınca 1/6 oranında indirilmesi sırasında ayların yıllara tahvili neticesinde nihai miktarın 5 yıl 2 ay 15’şer gün yerine 4 yıl 14 ay 15’er gün olarak belirlenmesi,
5237 sayılı TCK'nın 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve kamu görevlisi tarafından işlenebilen zimmet suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alınarak, kamu görevlisi olmayan sanık ...’nın suça ne şekilde katıldığı karar yerinde tartışılıp gösterilmeksizin asli fail gibi cezalandırılması,
Suçu 5237 sayılı TCK'nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlemesine rağmen sanık ... hakkında aynı Yasanın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere, hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın