5. Ceza Dairesi 2009/9085 E. 2010/6227 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2009/9085 E. 2010/6227 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2009/9085 Esas 2010/6227 Karar 15.07.2010
5. Ceza Dairesi 2009/9085 E.,  2010/6227 K.

Zimmet suçundan sanıklar ..., ... ve ...’in yapılan yargılanmaları sonunda; ... ve ...’nun atılı suçtan, ...’in eylemi görevi ihmal niteliğinde görülerek bu suçtan mahkümiyetlerine dair, Tunceli Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 14.06.2006 gün ve 2004/62 Esas, 2006/53 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve O Yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Görevi ihmal suçunun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık asli ve ilave zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, suç tarihi 31.08.2001 ile inceleme günü arasında bu sürelerin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322/1 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca sanık Veli Ulufer hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Belediye Başkanı olan sanık ...'ın oğlunun, düğün davetiyelerini basan matbaa sahibi ...'ın ücretini Korkmaz Petrolden aldığı, faturayı sanık ...'ın isteği üzerine belediye adına düzenleyip belediye başkan yardımcısı olan diğer sanık ...'ya teslim ettiği, sanıkların festival davetiyesi basım ücretiymiş gibi encümen kararı da eklenmek suretiyle kırtasiye, baskı ve yayın giderleri kaleminden tahakkuk müzekkeresi, verile emri ve çek düzenlettikleri, ...'ın adına keşide edilen 651.360.000 TL. meblağlı çeki bankadan tahsil edip Katma Değer Vergisi tutarı 99.360.000 TL.sini aldıktan sonra kalan parayı sanık ...'e verdiği, sanıkların bu şekilde nitelikli zimmet suçunu işledikleri iddia edilmesi karşısında; ...'ın, sanık ...'ın isteğiyle gerçeğe aykırı şekilde fatura düzenlemek, adına keşide edilen çeki tahsil edip sanık ...'e vermek suretiyle sanıkların eylemine iştirak ettiğinin kabul edilebileceği gözetilip 5271 sayılı CMK.nun 48. maddesi uyarınca tanıklıktan çekilme hakkı hatırlatılmadan tanık sıfatıyla dinlenilmesi ve beyanının hükme esas alınması,

Kabule göre de; Lehe olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur” şeklindeki düzenleme nedeniyle sanıkların sahte fatura kullanmak eylemlerinde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılıp sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi, Lehe yasanın belirlenmesi sırasında 765 sayılı TCK.nun 219/3. maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.07.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın