5. Ceza Dairesi 2009/8983 E. 2010/3111 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2009/8983 Esas 2010/3111 Karar 28.04.2010
5. Ceza Dairesi 2009/8983 E., 2010/3111 K.
Reşit olmayan mağdureyle cinsel ilişkide bulunma suçundan hükümlü ... hakkında bozma üzerine 5237 sayılı TCK hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı ile ilgili olarak ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.12.2007 gün ve 2006/76 Esas, 2007/506 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ve hükümlü müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; 2828 sayılı Yasanın 22 ve 24. maddeleri uyarınca koruma kararının sayılan istisnalar hariç, çocuk reşit olana kadar devam edeceği, dosyada mevcut aile nüfus kayıt tablosu içeriğine göre mağdurenin hükümden önce reşit olduğu ve 24.02.2006 tarihinde de evlenmiş bulunduğu, gıyabında verilen hükmü 21.01.2008 tarihinde kendisine tebliğ edilmesine rağmen temyiz etmediği, belirtilen maddeler uyarınca koruma kararının sona erdiği, bu itibarla katılan vekilinin de temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi uyarınca reddiyle, hükümlü müdafiin temyizi ile sınırlı inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümlü müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesinde tanımlanan suçun, kovuşturması şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden, öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaştırma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde yargılamaya devamla hükme varılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.06.2006 gün ve 2006/10-11 Esas, 2006/12 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; esasen sadece hükmün kesinleşmesinden önceki yargılama giderlerinden sorumlu bulunan ve CMK.nun 325/3. maddesinde öngörülen "hakkaniyet" ölçütünün bir gereği olarak sınırlı ve zorunlu bir yargılama faaliyeti olan mahkümiyet hükmünde değişiklik yargılaması sırasında yapılan yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacak olan hükümlüden kesinleşme öncesindeki yargılama giderlerinin tahsil edilebilmesi bakımından, uyarlama yargılamasında verilen yeni kararda bu sorumluluğun saptanması, uyarlama hükmünde de aynen gösterilmesi gerektiği gözetilmeden, yeniden değerlendirme sırasında yapılan giderlerin hükümlüden tahsiline karar verilmesi, Katılan SHÇEK'in katılan sıfatı sona erdiği halde, lehine ücreti vekalet tayin edilmesi, Kanuna aykırı, hükümlü müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.