5. Ceza Dairesi 2009/891 E. 2011/3385 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2009/891 E. 2011/3385 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2009/891 Esas 2011/3385 Karar 21.04.2011
5. Ceza Dairesi 2009/891 E.,  2011/3385 K.

Nitelikli zimmet suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; sanıklar Sezai ve Nedim'in atılı suçtan beraetlerine, sanıklardan Hasan'ın eyleminin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11/07/2007 gün ve 2005/45 Esas, 2007/287 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanık ... müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanıklardan Sezai ve Nedim haklarında verilen beraet hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Dosya kapsamına, alınan bilirkişi raporuna ve aksi kanıtlanamayan sanık savunmasına göre; dava konusu somut olayda sanığın kendisine ya da bir başkasına menfaat sağladığına yönelik kesin ve inandırıcı bir delil bulunmaması karşısında zimmet suçunun unsurlarının bulunduğuna ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş olup, hükümden sonra 08/02/2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, bu maddenin 6. fıkrasına 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7. maddesi ile eklenen cümlede nazara alınarak mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu ve 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK.nun 257/1-2. madde ve fıkralarında yer alan “kazanç” sözcüğünün “menfaat” olarak değiştirilmesi ve bu fıkralarda öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının da indirilmesi karşısında TCK.nun 7/2. madde ve fıkrasındaki “suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü gözetilerek, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/04/2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın