5. Ceza Dairesi 2008/5575 E. 2010/6995 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2008/5575 Esas 2010/6995 Karar 28.09.2010
5. Ceza Dairesi 2008/5575 E., 2010/6995 K.
Irza geçme ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; alıkoyma suçundan beraetine ve ırza geçme eyleminin cinsel ilişki suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 12.07.2006 gün ve 2005/398 Esas, 2006/615 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Katılan vekilinin temyiz dilekçesi içeriğinden alıkoyma suçundan verilen beraet hükmünü temyiz etmediği anlaşılmakla, cinsel ilişki suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın oluşa uygun şekilde işlediği kabul edilen reşit olmayanla cinsel ilişki eyleminin 5237 sayılı TCK.nun 104/1. maddesine temas ettiği, kovuşturması şikayete bağlı olup uzlaşma kapsamında kaldığı, 5560 sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 253/3. maddesinde cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaşma yoluna gidilemeyeceği belirtilmekle birlikte atılı suçun aleyhe düzenleme getiren bu değişiklikten önce gerçekleştiği ve 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi dikkate alınarak kovuşturma şartı olan uzlaşma hükümlerinin uygulanması gerektiğinden öncelikle CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma girişiminde bulunulması ve sonuçsuz kalması halinde hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK.nun 231/5. maddesinde hapis cezası için öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve anılan maddenin 2. fıkrası ile de 231/14. maddesindeki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.09.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.