5. Ceza Dairesi 2007/6719 E. 2010/9627 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2007/6719 E. 2010/9627 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2007/6719 Esas 2010/9627 Karar 10.12.2010
5. Ceza Dairesi 2007/6719 E.,  2010/9627 K.

Sarkıntılık suçundan sanık ...'nın bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda; lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 105. maddesi uyarınca cinsel taciz suçundan mahkümiyetine dair, ... Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 21.12.2005 gün ve 2005/396 Esas, 2005/562 Karar sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi sanık ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.06.2010 gün ve 2010/7-116-136 sayılı ilamında açıklandığı üzere; 5320 sayılı CYY.nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Yasanın 310. maddesinin 3. fıkrasında, sulh ceza mahkemelerinin temyizi kabil kararlarının C.Savcıları tarafından tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz edilebilecekleri hükmüne yer verildiği, yasa yolu bildiriminde, C.Savcısı yönünden yapılan eksikliğin eski hale getirme nedeni oluşturmaması ve 1412 sayılı CYUY.nın 310. maddesinde tefhimle başlayan bir aylık hak düşürücü sürenin hakim tarafından hiçbir koşulda değiştirilme olanağının bulunmaması karşısında, Mahkemenin 21.12.2005 tarihli kararını yasal bir aylık süreden sonra 26.01.2006 tarihinde öğrendiği ve aynı gün temyiz ettiği anlaşılan O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi süresinde olmadığı gibi, sanık ile müdafiin suç vasfına yönelik temyiz istemlerinin de bulunmadığı, dosya kapsamına göre de; lehe kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 105. maddesi uyarınca seçimlik ceza olarak adli para cezası tercih edilerek hüküm kurulduğu anlaşılmakla temyiz istemlerinin kabulüyle işin esasının incelenmesini öneren tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiş, sanık hakkında 25.09.2002 gün ve 2002/312 Esas, 2002/442 Karar sayılı hükümle 765 sayılı TCK.nun 421/2. maddesi uyarınca hükmedilen hapis cezasının 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca 1.090.520.400 TL. para cezasına çevrilmesini müteakip anılan Yasanın 6. maddesi uyarınca ertelendiği ve bu hükme yönelik aleyhe temyiz bulunmadığı cihetle 765 sayılı Yasa uyarınca kurulacak hükmün sanık lehine olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisinin kanuna aykırı olduğundan bahisle mahallince bu hususta her zaman CMK.nun 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma talebinde bulunulması olanaklı görülmüştür.
O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemi süresinde olmadığından, 21.07.2004 günlü Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5219 sayılı Yasanın 3/B maddesi ile değişik CMUK.nun 305/1. maddesi uyarınca 2000 TL.ye kadar olan mahkümiyete dair kararların kesin nitelikle olduğu, buna göre sanığa 5237 sayılı TCK.nun 105/1. maddesine göre tayin olunan 1.500 TL.den ibaret cezanın tür ve miktarına göre kesin nitelikle olup temyizi mümkün bulunmadığından, sanık ile müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 317. maddesi gereğince REDDİNE, 10.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın