5. Ceza Dairesi 2007/14062 E. 2011/24878 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2007/14062 E. 2011/24878 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2007/14062 Esas 2011/24878 Karar 01.12.2011
5. Ceza Dairesi 2007/14062 E.,  2011/24878 K.

Nitelikli zimmet suçundan sanık ...'ın yapılan yargılanması sonunda; lehe kabul edilen 5237 sayılı Yasa hükümleri uyarınca mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 18.05.2006 gün ve 2005/282 Esas, 2006/141 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından duruşmalı olarak istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle 21.05.2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından Erdal Baytemir hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık lehine olduğu kabul edilen 5237 sayılı TCK.nun 212. maddesindeki "sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur" şeklindeki düzenleme nedeniyle, kendisine muhasebe müdürü tarafından zimmetle teslim edilen tahsilat makbuzları yerine tamamen sahte olarak bastırdığı ve jandarma kriminal labratuarı raporuna göre de iğfal kabiliyeti bulunan makbuzları kullanan sanığın eyleminde sahtecilik suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının karar yerinde tartışılması ve sahteciliğin varlığının kabulü halinde bu suçtan da mahkümiyet hükmü kurularak sonucuna göre lehe kanunun belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kabule göre de;Suçun 5237 sayılı TCK.nun 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, bu hakları ve yetkileri kullanmaktan yoksunluğun da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri uyarınca kazanılmış hak saklı kalmak üzere hükmün BOZULMASINA, 01.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın