5. Ceza Dairesi 2007/12729 E. 2011/24478 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2007/12729 E. 2011/24478 K. — Yargıtay Kararı

5. Ceza Dairesi 2007/12729 Esas 2011/24478 Karar 28.11.2011
5. Ceza Dairesi 2007/12729 E.,  2011/24478 K.

Zimmet ve zimmete sebebiyet verme suçlarından sanıklar ... ve ...’nın yapılan yargılanmaları sonunda; sanık ...'in zimmete neden olma suçundan beraetine, sanık ...'in ise basit zimmet suçundan mahkümiyetine dair, Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 09.05.2006 gün ve 2006/150 Esas, 2006/235 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık ... müdafii ve katılan vekili tarafından istenilmiş, sanık müdafiince incelemenin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye verilmekle 09.04.2008 Çarşamba saat 14.00'e duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde hakimler duruşma salonunda toplanarak Yargıtay C.Savcılarından ... hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine sanık müdafiin gelmediği ve ayrıca bir talepte de bulunulmadığı anlaşılmakla Yargıtay C.Savcısının uygun görülen talep ve mütalaası dairesinde DURUŞMASIZ inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek vaktin darlığına binaen dosyanın incelenmesi başka bir güne bırakılmıştı.
Bugün dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık ... hakkında verilen beraet hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
CMK.nun 2/e, 158/1 ve 160. maddelerine ve Ceza Genel Kurulu'nun Dairemizce de benimsenen 17.06.2006 gün ve 2006/5-165-213 sayılı Kararına göre soruşturmanın "kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi" ifade ettiği ve soruşturmanın Cumhuriyet Başsavcılığı veya kolluk makamlarınca suçun işlendiğinin öğrenilmesiyle başladığı dikkate alınarak, sanığın idari tahkikat sırasında, soruşturmanın başlamasından önce zimmetine geçirdiği parayı tamamen iade ettiği halde cezasından 5237 sayılı TCK.nun 248/1. maddesi uyarınca 2/3 yerine 1/2 oranında indirim yapılması sonucu fazla ceza tayini,

Suç tarihi itibariyle günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücü değerlendirildiğinde zimmete konu 1500 TL paranın değerinin az olduğu gözetilerek sanık hakkında TCK.nun 249. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
5237 sayılı TCK.nun 53/1. maddesinin a-b-c-d-e bentlerinde belirtilen haklardan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar ve ( c ) fıkrasında belirtilen kendi altsoyu üzerindeki hak yoksunluğunun koşullu salıverme tarihine kadar hükmedilebileceğinin gözetilmemesi,
Suçun 5237 sayılı Yasanın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlenmesine rağmen aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, katılan vekili ve sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün belirtilen nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.11.2011 oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın