5. Ceza Dairesi 2006/4795 E. 2010/2902 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2006/4795 Esas 2010/2902 Karar 14.04.2010
5. Ceza Dairesi 2006/4795 E., 2010/2902 K.
Zorla ırza geçmek ve alıkoymak suçlarından sanıklar ..., ... ve ...'ın yapılan yargılanmaları sonunda; eylemlerinin çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma olarak kabulüyle mahkümiyetlerine dair, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 28.10.2005 gün ve 2001/... Esas, 2004/... Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanıklar müdafiileri ve katılan vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Kendisinden önce doğup ölen kardeşinin kimlik bilgilerini taşıdığı, gerçek yaşının küçük olduğu ileri sürülen ve ... Devlet Hastanesince düzenlenen 13.03.2001 günlü Sağlık Kurulu raporuna göre de 14 yaşında olduğu belirtilen sanık ...'in yaşına yönelik itiraz dikkate alınarak; yaş tespitine esas kemik film ve grafilerinin Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kuruluna gönderilip bu konuda görüş sorulup gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 15.07.2005 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 23. maddesi ile 5560 ve 5728 sayılı Kanunlarla değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca mahkemece sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu, Suç tarihinde 18 yaşından küçük sanıklara kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hükmolunan cezaların 3 yıldan az olması nedeniyle TCK.nun 51. maddesi uyarınca ertelenmesi mümkün olduğundan, sanıklar müdafiilerin 28.10.2005 günlü celsedeki lehe hükümlerin uygulanması taleplerinin bunu da kapsadığı gözetilip bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi, 5237 sayılı TCK.nun 103/6. maddesi kapsamında mağdurun ruh veya beden sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan görüş sorulup sonucuna göre lehe yasa karşılaştırmasının yapılmaması, Uyarlama davası olmaması nedeniyle yargılama sonucunda kendini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine ve ayrıca yapılan yargılama giderlerine hükmedilip dökümünün de gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nun 321 ve 326. maddeleri gereğince BOZULMASINA, 14.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.