5. Ceza Dairesi 2006/4334 E. 2010/2477 K. — Yargıtay Kararı
5. Ceza Dairesi 2006/4334 Esas 2010/2477 Karar 29.03.2010
5. Ceza Dairesi 2006/4334 E., 2010/2477 K.
Irza geçmek ve reşit olmayan mağdureyi rızaen kaçırıp alıkoymak suçlarından sanık ...’un bozma üzerine yapılan yargılanması sonunda çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve alıkoyma suçlarından mahkümiyetine dair, ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 06.12.2005 gün ve 2005/151 Esas, 2005/195 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan, dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: 765 sayılı TCK.nun 430/2. maddesinde düzenlenen alıkoyma suçuna öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle aynı yasanın 102/4 ve 104/2. maddelerinde belirlenen beş yıllık asli ve yedi yıl altı aylık ilave dava zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihinden itibaren yedi yıl altı aylık ilave zamanaşımı süresinin gerçekleştiği ve davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının zamanaşımı sebebiyle DÜŞÜRÜLMESİNE, Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanık ve mağdurenin eylem tarihiyle ilgili anlatımları arasında suçun niteliğini değiştirecek ölçüde farklar olduğu nazara alınarak yeniden beyanlarına başvurularak ve mağdurenin ifadesinde belirttiği ramazan bayramının hangi tarihe denk geldiği de araştırılarak suç tarihinin tam ve doğru olarak tayini ile tespit edilen olay tarihi ve nüfus kaydına göre mağdurenin onbeş yaşını bitirmesine az bir süre kaldığının belirlenmesi durumunda ise yaşın suçun oluşumuna ve niteliğine etkisi nedeniyle doğum tutanağının getirtilmesi, resmi bir kurumda doğmadığının anlaşılması halinde yaş tespitine esas film ve grafileri çektirilerek sağlık kurulundan rapor ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel biçimde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri yerine noksan araştırmaya dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesi hükmüne göre fiili işlediği sırada onsekiz yaşından küçük olan sanığın 53/1. maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılamayacağı gözetilmeden maddede yer alan haklardan ve bunları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.