4. Hukuk Dairesi 2023/1700 E. 2026/1180 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2023/1700 E. 2026/1180 K. — Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2023/1700 Esas 2026/1180 Karar 09.02.2026
4. Hukuk Dairesi 2023/1700 E.,  2026/1180 K.

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3589 Esas - 2022/2357 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 6. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mah. Sıf.)
SAYISI : 2021/49 Esas - 2021/295 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkiline ait Elazığ ili ... ilçesi ... mahallesi 5 90... parsel üzerinde bulunan C Blok 4 numaralı taşınmazın ... nolu zorunlu deprem sigortası (ZDS) poliçesi ile sigortalandığını, Elazığ ilinde 24.01.2020 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda sigortalı taşınmazın hasar gördüğünü, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce yapılan incelemeyle ağır hasar raporu verildiğini, ilgili sigorta şirketinin sigorta poliçesinde adres bilgisini yanlış yazması nedeniyle müvekkiline ödeme yapılmadığını, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 88.964,40 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının hasar talebinin müvekkili tarafından eksper raporlarındaki tespitlere göre değerlendirildiğini, meydana gelen depremde sigortalanan taşınmazın taşıyıcı kolonlarının hasarlanmadığını ve rizikodan önceki haline onarım ile getirilmesinin mümkün olduğunu, binanın yapısal sorunları nedeniyle yıkılıp yeniden yapılmasının iyileştirme niteliğinde olup zorunlu deprem sigortası kapsamında olmadığını, poliçedeki teminat miktarının müvekkilinin sorumluluğunun üst sınırını teşkil ettiğini ve zararın meydana geldiği tarihteki serbest piyasa birim fiyatlarına göre hasar bedelinin belirlenmesi gerektiğini, sigorta poliçesindeki teminatın amacının deprem nedeniyle oluşan gerçek zararın giderilmesi olduğunu, rizikonun yapım eksikliğinden kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti gerektiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin ticari iş niteliğinde olmaması nedeniyle avans faizi istemenin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, 72.261,88 TL'nin 17.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde terditli talepte bulunulduğunu, Bölge Adliye Mahkemesince 27.03.2019 tarihli poliçe kapsamında değerlendirme yapılmadığını, yalnızca 04.03.2020 tarihli poliçe kapsamında değerlendirme yapıldığını, müvekkiline ait iki konut olduğunu ve ikisinin de aynı sigorta acentesi tarafından bir gün arayla sigortalandığını, sigorta acentesi tarafından dava konusu olan ikinci poliçe düzenlenirken ilk poliçeye ilişkin adres bilgilerinin yazıldığını, adres bilgileri dışındaki konuta ilişkin bilgilerin doğru olduğunu, adres bilgilerinin hatalı yazılması sebebiyle müvekkilinin poliçeden faydalanamadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin değerlendirmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu olmayan konuta ilişkin iki adet ZDS poliçesi düzenlettirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, müvekkili tarafından depremden sonra davalı kurum aranarak hasar ihbarı yapıldığını ve poliçedeki adres bilgilerinin farklı olması nedeniyle hasar ihbarının kabul edilmediğini, zeyilname düzenlenmesi için sigorta acentesine başvuru yapılmış ise de riziko gerçekleştikten sonra adres bilgisi zeyilnamesi düzenlemeyeceğinin belirtildiğini, bu nedenle 04.03.2020 tarihli poliçenin düzenlendiğini, 04.03.2020 tarihli poliçe düzenlenirken kesinleşmiş bir hasar tespit durumu söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkilinin beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığından bahsedilemeyeceğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı tarafından ZDS poliçesi ile teminat altına alınan meskenin depremde hasara uğramasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait ... Mah. ... Sokak No: 75/7 .../Elazığ adresindeki konutuna ilişkin 26.03.2019 tarihinde ... Bankası ... Şubesinde ZDS poliçesi düzenlendiğini, 27.03.2019 tarihinde ise müvekkili tarafından ... Mah. ... Cad. No: 15/4 .../Elazığ adresindeki konutuna ilişkin ZDS poliçesi düzenlemek amacıyla yine ... Bankası ... Şubesine başvurulduğunu, ... Mahallesindeki konut için poliçe düzenlenirken ... Mahallesindeki konuta ilişkin adres bilgilerinin yazıldığını, her iki poliçe için de prim ödendiğini, ... Mahallesindeki konut için davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek tazminat talep etmiştir.
Dosyanın incelenmesinde; ... Mah. ... Sokak No: 75/7 .../Elazığ adresindeki konut için 26.03.2019 başlangıç tarihli ZDS poliçesinin 106.800,00 TL sigorta bedeli ile düzenlendiği, poliçeye göre konutun 1 20... olduğu ve inşa yılının ise 2000-2006 arası olduğu; 27.03.2019 tarihli ZDS poliçesinin ise 1 02... üzerinden 90.780,00 TL sigorta bedeli üzerinden düzenlendiği, inşa yılının 1975 ve öncesi olarak belirtildiği görülmektedir. Her iki poliçede de sigortalı konutun adres bilgileri aynı olmakla birlikte davacı 27.03.2019 tarihli poliçeyi ... Mahallesindeki konut için düzenlettirmek istediğini iddia etmiştir. Davacı tarafından her iki poliçe için de prim ödendiği, dosya kapsamından poliçelerden birinin iptaline ilişkin iddia veya belge olmadığı da anlaşılmaktadır. Yine her iki poliçede konutların yüz ölçümü ve inşa yıllarının farklı olduğu belirlenmiştir. 27.03.2019 tarihli poliçede belirtilen inşa yılı ile ... Mahallesinde yer alan konutun inşa yılı birbiriyle uyumludur. Davacının aynı taşınmaz için birbirini takip eden günlerde iki ayrı ZDS poliçesi düzenletmesi hayatın olağan akışına uygun değildir. Bu hali ile davacının iradesinin, 27.03.2019 tarihli ZDS poliçesini ... Mahallesindeki konut için düzenlettirmek olduğu anlaşılmaktadır.
Şu durumda Bölge Adliye Mahkemesince; 27.03.2019 tarihli ZDS poliçesinin ... Mah. ... Cad. No: 15/4 .../Elazığ adresindeki konuta ilişkin olarak düzenlettirildiği kabul edilerek buna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir.
2. Bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.02.2026 tarihinde oy birliyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın