4. Hukuk Dairesi 2023/1184 E. 2024/1486 K. — Yargıtay Kararı
4. Hukuk Dairesi 2023/1184 Esas 2024/1486 Karar 13.02.2024
4. Hukuk Dairesi 2023/1184 E., 2024/1486 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1690 E., 2022/2013 K. DAVALILAR : 1-... 2-... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 08.12.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ :... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/178 E., 2022/162 K.
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalı ... (asil) ve vekili Avukat ... geldiler. Davalı ... tarafından gelen olmadı. Taraflar vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 13.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'un kuyumcu olduğunu, davacının kendisinden 1 kilogram altın aldığını, bu altının davalıya bırakılarak işletildiğini, bu şekilde ilişkinin Nisan 2014 tarihine kadar devam ettiğini ve teslim edilen altın karşılığında bono alındığını, daha sonra ödeme yapılmaması üzerine senede dayanılarak icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, borçlunun haczi kabil malı bulunamadığını, ancak dava konusu edilen müşterek konutunu alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla anlaşmalı boşandığı diğer davalı eşine bıraktığını belirterek boşanma öncesi müşterek konut olan... Mah 1521 ada 1 parsel 4 nolu bağımsız bölüm nolu taşınmaza ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ...; davaya cevap vermemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın hiçbir zaman davalı ... dışında gerek diğer davalıya gerek herhangi bir 3. şahsa devir ve temlik edilmediğini, alacaklı borçlunun tasarruf tarihindeki mal varlığına güvenerek onunla işlem yaptığından borç tarihinden önce gerçekleşen tasarrufların iptal davasına konu olamayacağını, hiçbir zaman davalı ...'e ait olmayan bir malvarlığına yönelik dava açıldığını, dava konusu taşınmazın davalı ...'nın kişisel malı olduğunu, alacaklının bu malvarlığına güvenerek işlem yapmasının imkansız olduğunu, kanunen gerekli aciz vesikasının da dosyada mevcut olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davalı ... tarafından 2011 yılında dava dışı ... İnşaat Şirketinden satın alındığı ve diğer davalı ... mülkiyetine hiç geçmediği, davaya konu icra takibinin dayanağının 01.03.2014 tanzim tarihli olup davalı ... tarafından taşınmazın satın alınma tarihinin borcun doğumundan önce gerçekleştiği, davalı ... ile davalı ... arasında... Aile Mahkemesi'nin 2014/408 Esas, 2014/493 Karar sayılı dosyası ile TMK .m166/3 uyarınca anlaşmalı boşanma davası esnasında tarafların düzenlediği 07.07.2014 tarihli protokol ile davalı ...'ya ait olan dava konusu taşınmazda ...'un herhangi bir hak talep etmeyeceğinin hüküm altına alındığı ve boşanma davasının 12.09.2014 tarihinde kesinleştiği, dosya kapsamından her iki davalının alacaklılardan mal kaçırma kastı ile anlaşmalı boşanma protokolünde taşınmazın...üzerinde bırakıldığı hususunun davacı tarafça ispat edilemediği, taşınmazın davalı ... tarafından konut kredisi kullanılarak satın alındığı, ödemelerin davalı ...'nın annesi tarafından yardım edilmek sureti ile davalı ... tarafından yapıldığı ve davalılar arasındaki evlilik birliğinin de uzun bir müddet kötü gitmesi nedeni ile sona erdiği, davalılar arasındaki boşanmanın muvazaalı olmadığı ve davalı ...'ya ait olan dava konusu taşınmazın da alacaklılardan mal kaçırma kastı ile davalı ... üzerinde bırakılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu evin davalı ... veya davalı ... tarafından alınmasının davaları açısından hiçbir öneminin bulunmadığını, zira edinilmiş mallara katılma rejimine göre boşanma sırasında her bir mal üzerinde iki eşin de eşit paylarının olduğunu, İlk Derece Mahkemesince, yasal kanuni mal rejiminin göz ardı edilerek, malın ...'a ait olduğunun belirtildiğini, dava konusu taşınmaz ... adına alınmış olsa dahi, bu malın aile birliği içinde 2011 yılında alınan bir mal olup, boşanma sırasında yarı yarıya paylaştırılmasının zorunlu olduğunu, ... adına alınan malın, bir nam-ı müstear olup gerçek anlamda finansmanını yapan kişinin davalı borçlu ... olduğunu, davalı ...'ın annesinin, bu malın alınması için elden para verdiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davalı ...'un...'de bir çok dürüst kişiyi dolandırarak kaçtığını, müvekkilinden de, 3 kg altın alarak ortadan kaybolduğunu, davalı ...'un, uhdesindeki para ve altını alıp kaçmadan bir ay evvel, eşi ile anlaşmalı bir şekilde boşandığını ve sonrasında sırra kadem bastığını, davalı ...'ın annesinin paraları elden verdiğine dair Mahkemece yapılan kabulün, HMK'nın 200. maddesindeki senetle ispat kuralına aykırı olduğunu, İİK'nın 277. ve devamı maddelerine göre, davalı ...'ın, eşi ...'un zarar verme kastını bildiğinin, Kanun tarafından karine olarak kabul edildiğini, anlaşmalı boşanmalarda yapılan boşanma protokolleri işleminin, mal kaçırma amacı taşıdığını gösteren bir veri olarak kabul edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; boşanma protokolü çerçevesinde somut uyuşmazlığa bakıldığında; dosyada bulunan 13.09.2011 tarihli resmi senet, 06.08.2015 tarihli tescil istem belgesi,... Vakıfbank şubesine ait kredi kayıtları, İNG Bank'a ait kayıtlar, tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu edilen 1/2 hissenin edinilmesinde, davalı borçlu ...'un herhangi bir katkısının bulunmadığı, bir başka deyişle, taşınmazın tamamen davalı ... tarafından satın alındığı ve ödemelerinin bu davalı tarafından yapıldığı; ayrıca, boşanma protokolünde davalı borçlu ...'a iki adet aracın bırakıldığı, dolayısıyla, olayda tasarrufun iptaline karar verilebilmesi için, İİK'nın 277. ve devamı maddelerinde aranılan koşulların oluşmadığı; Mahkemece de bu doğrultuda verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.