4. Hukuk Dairesi 2021/23886 E. 2023/7084 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2021/23886 E. 2023/7084 K. — Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2021/23886 Esas 2023/7084 Karar 29.05.2023
4. Hukuk Dairesi 2021/23886 E.,  2023/7084 K.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/92 E. - 2019/423 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/411 E. - 2017/321 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacıları davalılar ... ve ... mirasçıları vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalılar ..., ... ile ... vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davacı ...'e yönelik temyiz dilekçelerinin kabulüne ve diğer davacılara yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in sürücüsü olduğu araçla seyir halindeyken, davalı araç sürücüsü ...'ün şerit ihlali yaparak davacının şeridine geçtiğini ve kazaya sebebiyet verdiğini, karşı aracın diğer davalı Güneş Sigorta A.Ş tarafından sigortalandığını, kaza sonrasında davacı ...'in ciddi şekilde yaralandığını, vücudunda %30 oranında fonksiyon kaybı oluştuğunu, davacının Narçiçeği Otel adı altında işletme çalıştırdığını, kaza nedeniyle davacının eşi ... ve çocuklarının da zor durumda kaldığını, davalı ... tarafından kısmi ödeme yapılmış ise de ödemenin gerçek zararın çok altında kaldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak üzere davacı ... için 10.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminat ile eşi ... için 50.000,00 TL, oğlu Şafak için 50.000,00 TL, kızı ... için 50.000,00 TL ve kızı ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL manevi tazminatın diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, manevi tazminatın sigorta şirketi hariç diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 06.05.2016 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 283.296,97 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı Güneş Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davalı işletene ait aracın davalı tarafından sigortalandığını, sorumluluğunun sınırlı olduğunu, davacı ...'e tazminat ödemesi yapıldığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; iddia edilen kusur oranını kabul etmediklerini, ...'ün asli kusurlu olmadığını, talep edilen maddi ve manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacının zararının sigorta şirketince giderildiği için maddi tazminat talep hakkı olmadığını, davalıların ekonomik durumunun iyi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, ceza davasında alınan kusur raporunu kabul etmediklerini, davacının kazanç kaybına uğramadığını maluliyet oranının çok yüksek olduğunu ve Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; alınan bilirkişi raporlarına dayanılarak davalı araç sürücüsünün olayda tam kusurlu olduğu ve davacının yaralanma sonucu %51 oranında meslekte kazanma gücü kaybına uğradığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 213.845,36 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 03.04.2009 tarihinden itibaren (davalı ... 111.338,00.-TL ile sınırlı olmak ve faizin 28.01.2011 tarihinden itibaren işlemesi kaydıyla) işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacı ...'e verilmesine,12.610,00 TL geçici iş görememezlik tazminatının kaza tarihi olan 03.04.2009 tarihinden (davalı ... yönünden faizin 28.01.2011 tarihinden itibaren işlemesi ve poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsili ile davacı ...'e verilmesine,56.841,00.-TL'nin 03.04.2009 tarihinden itibaren 28.01.2011 tarihine kadar işlemiş faizinin sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, Manevi tazminat talebi yönünden; davacılardan ... için 25.000. TL, davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden her biri için 6.500 TL manevi tazminatın 03.04.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak adı geçen davacılara verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar, davalılar ... ve ... mirasçıları vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat taleplerinin tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kusur raporunun hatalı olduğunun maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini davacının 1994 yılında geçirdiği kazanın irdelenmediğini geçici iş göremezlik süresini kabul etmediklerini, manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu ileri sürmüştür.

3. Davalı ... mirasçıları vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu kusur raporunda yol ve hava şartlarının diğerlendirilmediğini, maluliyet oranının hatalı olduğunu her iki maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; toplanan deliller ve dosya kapsamına göre ilk derece mahkemesince delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili, davalı ... ve davalı ... Mirasçıları vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) nolu alt bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalılar ...,... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, kusur raporunun yetersiz olduğunu, maluliyet raporunun yetersiz ve maluliyet oranının yüksek belirlendiğini, davalı ...'in de kazada yaralandığını, davacının kısa sürede iyileşip işinin başına döndüğünü, manevi tazminatın yüksek olduğunu, kararın bu haliyle usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... mirasçıları ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; talep edilen ve mahkemece takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, ödeyecek güçleri bulunmadığını, tüm kusurun davalılar murisine yüklenmesinin kabul edilemez olduğunu, maluliyet oranının çok yüksek belirlendiğini, kararın bu haliyle usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 03.04.2009 tarihinde davalı ... şirketine trafik sigortalı, diğer davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı ve tüm davacıların manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 54 ve 56 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Davalı ... vekili ve davalılar ...,... ve ... vekilinin davacılar ..., ..., ... ve ...'e yönelik temyizi yönünden; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olup dosya içeriğine göre adı geçen davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar her bir davacı yönünden ayrı ayrı 6.500'er TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Açıklanan sebeple; davalıların, davacılar ..., ..., ... ve ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Davalıların davacı ...'e yönelik temyizine gelince; tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

3. Davalıların davacı ...'e yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; Yargılamaya hâkim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile düzenlenmiş olup, hâkim (hakem) tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.

Davacı vekili dava dilekçesinde, kaza nedeniyle müvekkilinin Rize 82. Yıl Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen rapora göre %30 oranında maluliyeti bulunduğunu belirterek, bu maluliyet oranına göre karar verilmesini talep etmiştir. Davalıların cevap dilekçesinde maluliyet oranının yüksek belirlendiğine dair itirazlarına karşı vermiş olduğu 04.03.2013 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde de bu talebinde ısrar ederek "... davacıda oluşan %30 oranında vücut fonksiyon kaybının raporlarla sabit olduğunu..." belirtmiş, dilekçesinin sonuç kısmında da yine "... %30 vücut fonksiyon kaybı dikkate alındığında ..." vurgusu yaparak maddi ve manevi tazminat taleplerini açıklamıştır. Davacı vekili davalıların dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek maluliyet raporu alınmasına dair taleplerine karşı vermiş olduğu 10.02.2014 tarihli beyan dilekçesi ve diğer tüm beyanlarında davacıda oluşan maluliyetin %30 oranında olduğunu belirtmiştir.

Davacı taraf, aldıkları raporla maluliyet oranının %30 olarak tespit edildiğini belirterek ve maluliyet oranı konusunda fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmadan tazminat istemiyle dava açmış olup, anılan maluliyet oranını açıkça kabul edip talebini sınırlamıştır. Davacının maluliyet oranı bakımından talebini (%30 oranı ile) sınırladığı da dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince davalıların talebi üzerine T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu 3. Adli Tıp İhtisas Kurulu'ndan alınan 04.12.2015 tarihli raporda tespit edilen %51 maluliyet oranı üzerinden hesaplamanın yapıldığı aktüer raporu esas alınarak karar verilmesi, 6100 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesinde düzenlenen taleple bağlılık kuralına aykırı olmuştur.

Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; İlk Derece Mahkemesince davacının %30 maluliyet oranıyla kendisini bağladığı dikkate alınarak, sürekli maluliyet zararının %30 maluliyet oranı üzerinden (karar sadece davalılar vekilince temyiz edildiğinden, önceki karara ve davacının ıslah talebine esas alınan aktüer rapordaki diğer veriler aynı kalmak suretiyle) hesap yapılması için aynı bilirkişiden ek rapor alınarak temyiz eden davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar ve talepten fazlasına hükmedilemeyeceği kuralı da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının talebi aşılarak karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalılar ...,... ve ... vekilinin davacılar ..., ..., ... ve ...'e yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili ve davalılar ...,... ve ... vekilinin davacı ...'e yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde yer alan nedenlerle davalı ... vekili ve davalılar ..., ... ve ... vekilinin davacı ...'e yönelik temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalılar ..., ..., ..., ...'e iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın