4. Hukuk Dairesi 2016/16651 E. 2017/2590 K. — Yargıtay Kararı
4. Hukuk Dairesi 2016/16651 Esas 2017/2590 Karar 08.05.2017
4. Hukuk Dairesi 2016/16651 E., 2017/2590 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/11/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 29/06/2016 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı; vergi dairesinde müdür yardımcısı olarak görev yaptığını, davalının da servis şefi olarak görev yaptığını, davalının 26/04/2011 tarihinde kendisine danışan mükelleflere “Pala Remzi tipinde koltuğa yayılmış. Gidin ona sorun” diyerek müdür yardımcısı olarak kendisine yönlendirdiğini, odasında misafirlerinin de bulunduğu sırada gelen mükelleflerin “Pala Remzi siz misiniz?” sorusu ile karşılaştığını, bıyıklı olduğu için bu şekilde hitap edilerek davalı tarafından dalga geçildiğini, itibarının hiçe sayıldığını, kişilik haklarının zedelendiğini belirterek manevi tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 16/05/2014 tarihli karar, Dairemizin 14/10/2015 tarih, 2014/13858 esas, 2015/11359 karar sayılı ilamı ile “...Davaya konu olayda, vergi dairesinde servis şefi olarak görev yapan davalının daireye gelen mükellefleri, amir konumunda bulunan davacıyı “Pala Remzi” diyerek tanıtıp ona yönlendirmesi şeklindeki eylemi icapsız, somut olayın özellikleri gözetildiğinde Borçlar Kanunu’nun 58/2. maddesi uyarınca kişilik haklarına yapılan saldırının kınanmasına karar verilmesi davacının tatmin duygusunun sağlanması için yeterli olduğu halde, para ile ölçülebilecek biçimde davacı yararına manevi tazminat takdir edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olduğundan karar bu nedenle de bozulmalıdır.” şeklindeki gerekçe ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilmiş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacının kişilik haklarına yapılan saldırının kınanmasına karar verilmesi gerekirken, davacının davalıya hitap şeklinden kaynaklanan sözleri nedeniyle davalı hakkında bağlı bulunduğu kurumca yapılan müfettiş soruşturması sonunda verilen disiplin cezası yeterli görülerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Şu halde, mahkemece uyulan ilam doğrultusunda hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir. 2-Gerekçeli karar başlığında davalı adının iki kez yazılması doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (1) ve (2) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 08/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.