4. Hukuk Dairesi 2010/7092 E. 2011/8043 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2010/7092 E. 2011/8043 K. — Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2010/7092 Esas 2011/8043 Karar 06.07.2011
4. Hukuk Dairesi 2010/7092 E.,  2011/8043 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 23/02/2010 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne ve temyiz isteminin reddine dair verilen 23/02/2010-(14/04/2010) günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
Dava, rücuen alacak istemine ilişkindir. Yerel mahkemece dava kısmen kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur. Her ne kadar yerel mahkemece davacının temyiz istemi 14/04/2010 günlü ek kararla miktar yönünden reddedilmiş ise de, karar davalı tarafından temyiz edilmiş olduğundan davacı tarafın da katılma yoluyla temyiz hakkının doğduğu gözetildiğinde davacının temyiz isteminin miktardan reddi kararı doğru görülmediğinden davacının bu karara yönelik temyiz itirazları kabul olunarak işin esasına ilişkin davacı ve davalının temyiz itirazlarına geçildi.
Dava, davalının polis aracına çarpması ve dava dışı polis memurunu yaralaması nedeniyle 2330 sayılı yasa gereği yaralanan polis memuruna bağlanan nakdi tazminatın rücuu istemine ilişkindir.
Davalı taraf kusuru olmadığını savunmuş ve yeşil ışıkta geçtiğini belirterek davanın reddedilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davalının kırmızı ışıkta geçmek suretiyle olaya neden olduğunu ve tam kusurlu bulunduğunu kabul ederek tazminatı hüküm altına almıştır.
Dosyadaki belgelerden, dava konusu olayla ilgili ceza davasının kesinleşmediği ve temyiz incelemesinde olduğu anlaşılmaktadır. HUMK'nun 53. maddesi gereğince hukuk hakimi, ceza hakiminin kusur ve zarara ilişkin belirlemesi ile bağlı değilse de, fail ve olguya ilişkin belirlemesi ile bağlıdır. Davalı hakkındaki ceza davasında belirlenecek olgu, bu dava yönünden de bağlayıcı olacağından ceza davasının sonucunun beklenmesi ve sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik değerlendirmeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların 23/02/2010 tarihli karara yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına ve temyiz eden davalıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 07/07/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın