4. Hukuk Dairesi 2010/6484 E. 2011/6078 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2010/6484 E. 2011/6078 K. — Yargıtay Kararı

4. Hukuk Dairesi 2010/6484 Esas 2011/6078 Karar 30.05.2011
4. Hukuk Dairesi 2010/6484 E.,  2011/6078 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/05/2007 gününde verilen dilekçe ile tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 16/02/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istem reddedilmiş; karar, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, öldürülen Hrant Dink ailesinin avukatı olan davalının, bir televizyon kanalının 20.01.2007 günlü haber bülteninde yayımlanan açıklamasında söylediği sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu belirterek, davalının manevi tazminat ile sorumlu tutulmasını istemiştir.
Davalı ise, Hrant Dink'i tanımadığını belirten davacının, Türklüğe hakaret ile ilgili davada katılan olarak yer aldığını, davacı ve ekibinin azınlıklar ile Türk saymadıkları vatandaşları vatana ihanetle suçladıklarını, azınlıkları hedef gösterdiklerini, kışkırtıcı eylem ve söylemleri nedeniyle ülkede üzücü cinayetler işlendiğini, bunların eleştirilmesinin anayasal bir hak olduğunu, savunma avukatı olarak görevi gereği eleştiri hakkını kullandığını, davacıya hakaret etmediğini ileri sürerek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yerel mahkemece, avukat olan davalının söylediği sözlerin, vekil edenini korumak amacıyla, savunma sınırları içerisinde kalınarak söylendiği, davacıya yönelik olmadığı, davacının kişilik haklarına saldırıda bulunulmadığı gerekçesiyle istem reddedilmiştir.
Anayasa'nın 36. maddesi gereğince herkes, yasal araç ve yollardan faydalanarak yargı yerlerinde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip ise de televizyon yayınında yapılan açıklama, yargı yerinde savunma yapmak olarak nitelendirilemez.
Yerel mahkemece açıklanan olgu gözetilerek; davalının, davacıya yönelik olarak söylediği "...uğursuz bir isim..." biçimindeki sözlerin kişilik haklarına saldırı oluşturduğu benimsenerek, davacı yararına uygun bir tutarda manevi tazminat takdir edilmesi gerekirken, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle istemin tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/05/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın