4. Ceza Dairesi 2024/7834 E. 2025/11824 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2024/7834 E. 2025/11824 K. — Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2024/7834 Esas 2025/11824 Karar 25.06.2025
4. Ceza Dairesi 2024/7834 E.,  2025/11824 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI: 2024/130 E., 2024/1049 K.
SUÇ : İnsan ticareti yapma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında insan ticareti suçundan verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, sanıklar ..., ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği reddine karar verilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince insan ticareti suçundan sanık ... hakkında verilen beraat ve sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında verilen mahkumiyet hükümleri yönünden yapılan istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan ret kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; mağdurların sanıklar ...'nın ve ...'nin araçları dışında başka bir araca binmelerinin yasaklanması, sanık ...'ın talimatları doğrultusunda otel ve disko arasındaki transferin sanık ... tarafından da gerçekleştirilmesi, mağdurun fuhuştan temin ettiği para üzerinden komisyon alması, mağdurların fuhuş yapmadıkları zaman taksiye para vermemeleri karşısında; sanığın işlenen suçtan haberdar olması, fuhuş suçuna aracılık etmesi, diğer sanıkların tehdit ve bası eylemlerine bir yerden başka bir yere götürme şeklinde icra etmesi nedeniyle sanık ... hakkında mahkumiyet yerine beraat hükmü verilmesinin yerinde olmadığına ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi: istinaf başvurusunun gerekçesiz bir şekilde esastan reddedildiğine, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, suç tarihinde taksicilik yapan sanığın atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut ve yeterli delilinin dosyada bulunmaması nedeniyle ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi uyarınca beraat hükmü verilmesi gerektiğine, hukuka aykırı delillere dayanılarak karar verildiğine ilişkindir.

3. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi: suçun unsurlarının oluşmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, hukuka aykırı delillere dayanılarak karar verildiğine ilişkindir.
4.Sanık ... müdafiinin temyiz istemi: atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, zincirleme suç hükümleri yerine iki kez ceza tayinin yerinde olmadığına, hukuka aykırı delillere dayanılarak karar verildiğine ilişkindir.
5. Sanık ... müdafiinin temyiz istemi: sanığın atılı suçu işlemediğine, suçun unsurlarının oluşmadığına, hukuka aykırı delillere dayanılarak karar verilmesi suretiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, ''şüpheden sanık yararlanır'' ilkesi gereğince beraat hükmü verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. GEREKÇE
A.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Sanık hakkında atılı suçtan beraat kararı verilmesine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
5237 sayılı Kanun'un 80. maddesindeki düzenlenen “insan ticareti” suçunun oluşabilmesi için failin mağduru zorla çalıştırmak, hizmet ettirmek, fuhuş yaptırmak veya esarete tâbi kılmak ya da vücut organlarının verilmesini sağlamak maksadıyla "tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak, nüfuzu kötüye kullanmak, kandırmak veya üzerindeki denetim olanaklarından veya çaresizliğinden yararlanarak rızasını elde etmek" biçiminde bir harekette bulunması ve bu hareketleri yaparken veya yaptıktan sonra mağduru ülkeye sokması, ülke dışına çıkarması, tedarik etmesi, kaçırması, bir yerden başka bir yere götürmesi, sevk etmesi veya barındırması gerekmektedir. Suçun oluşması için hem araç hareketlerden, hem de amaç hareketlerden en az birisinin bir arada bulunması gereklidir.
Araç hareketler, asıl veya amaç hareketlerden önce veya en geç bu hareketlerle eş zamanlı olarak yapılmalıdır. Böylece öncelikle araç hareketler ile mağdurun iradesi kırılmalı ve görünüşte rızası elde edilmeli daha sonra da bu husustan yararlanarak suçu oluşturan asıl amaç hareketler gerçekleştirilmelidir.
Bu durumun tek istisnası, 5237 sayılı Kanun'un 80/3. maddesindeki “on sekiz yaşını doldurmamış olanların birinci fıkrada belirtilen maksatlarla tedarik edilmeleri, kaçırılmaları, bir yerden diğer bir yere götürülmeleri veya sevk edilmeleri veya barındırılmaları hâllerinde suça ait araç fiillerden hiçbirine başvurulmuş olmasa da faile birinci fıkrada belirtilen cezalar verileceği” yönündeki düzenlemedir.
Bu açıklamalar ve sanıkların savunmaları, mağdurların beyanları, tape kayıtları, kolluk tutanakları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanıkların 18 yaşını doldurmuş olan mağdurlara yönelik insan ticareti suçunun oluşması için aranan araç hareketlerinin somut olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, atılı suçtan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümün (A) bendinde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanıklar ..., ..., ..., ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca Artvin Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın