4. Ceza Dairesi 2024/1213 E. 2026/3646 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2024/1213 E. 2026/3646 K. — Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2024/1213 Esas 2026/3646 Karar 18.02.2026
4. Ceza Dairesi 2024/1213 E.,  2026/3646 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/408 E., 2023/1290 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği özetle, sanığın suça konu paylaşımı katılana yönelik yapmadığına, paylaşımın kaba ve nezaket dışı olup hakaret içermediğine, kararın gerekçesiz olduğuna ve resen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık müdafiinin diğer temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak;

5237 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki “Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.” şeklindeki düzenleme ve tüm dosya kapsamı dikkate alınarak yapılan incelemede; sanığın aşamalarda "...yorumlar arasında küfürlü ve argo yorumlar vardı, ben bu küfürlü ve argo yorum yapan kişilerden birine karşı bu paylaşımı yapmıştım. Yoksa şikayetçiye yönelik bir yorum yapmadım" şeklindeki savunması karşısında, hakaret içeren sözlerin duraksanmayacak şekilde katılanın şahsına yönelik olduğunun anlaşılamadığı gibi bu yönde başkaca somut bir delil de bulunmadığı, dolayısıyla matufiyet şartının gerçekleşmediği ve atılı suçun unsurları oluşmadığından gözetilmeden sanığın beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 65. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2026 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın