4. Ceza Dairesi 2023/2045 E. 2025/9307 K. — Yargıtay Kararı
4. Ceza Dairesi 2023/2045 Esas 2025/9307 Karar 20.05.2025
4. Ceza Dairesi 2023/2045 E., 2025/9307 K.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1101 E. 2022/1257 K. SUÇ : Cumhurbaşkanına hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında Cumhurbaşkanına hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; segbisle savunma vermek istemediğine, savunma hakkının kısıtlandığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, sözlerin suç oluşturmadığına, hükmün bozulması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın bozma sebepleri dışındaki temyiz isteği ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. 5275 sayılı Kanun'un 68/4. maddesinde "Hükümlü tarafından resmî makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks ve telgraflar denetime tâbi değildir. (Ek cümle:17/6/2021-7328/7 md.) Bu iletiler, alıcısı dışındaki kişilerin erişimini engelleyici tüm tedbirler alınarak hükümlünün talebine göre posta yoluyla veya elektronik ortamda alıcısına ulaştırılabilir." şeklindeki düzenlemeye göre ceza infaz kurumunda hükümlü tarafından resmi makamlara yönelik yazılan dilekçelerin denetime tabi olmadığı, somut olayda; sanığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine yönelik yazdığı dilekçelerin ceza infaz kurumunca hukuka aykırı olarak denetlenerek suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında: sanık tarafından dilekçe yazılan bölge adliye mahkemelerince dilekçe içeriğindeki ifadelerle ilgili suç duyurusunda bulunup bulunulmadığının araştırılması, suç duyurusu sonucunda dava açıldığının tespit edilmesi ve mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde usulüne uygun şekilde dava dosyasının incelenmesi ve tüm delillerin birlikte değerlendirilerek, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi 2. Kabule göre de; a. Sanığın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine hitaben yazdığı dilekçe tarihinin 26.03.2019, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine hitaben yazdığı diğer dilekçe tarihinin ise 05.04.2019 tarihli olduğu gözetilmeden her iki dilekçe tarihi 26.03.2019 kabul edilerek 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin sanık hakkında uygulanmaması, b. Gerekçeli karar başlığına suç tarihinin 05.04.2019 olarak yazılması gerektiğinin gözetilmemesi, Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.05.2025 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.