4. Ceza Dairesi 2021/22342 E. 2024/2001 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2021/22342 E. 2024/2001 K. — Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2021/22342 Esas 2024/2001 Karar 20.02.2024
4. Ceza Dairesi 2021/22342 E.,  2024/2001 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/452 E., 2016/206 K. SUÇ : İmar kirliliğine neden olma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada, sanığın üzerine atılı suçu işlemediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Kurum vekilinin temyiz isteğinin, davaya konu aykırılığın tespitinden sonra yapı tatil tutanağının usulüne uygun şekilde sanığa tebliğ edildiğine, imara aykırılığın giderilmediği takdirde gerekli yasal işlemlerin yapılacağının bildirildiğine, imara aykırı yapılara ilişkin yapı ruhsatının alınmadığına, iş yeri açma ruhsatının davaya konu alanları kapsamadığına, yapılar için ayrıca 3194 sayılı Kanun kapsamında yapı ruhsatının alınması gerektiğine bu nedenlerle ve resen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır. III. GEREKÇE 1. Sanığın yargılamaya konu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 184 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezasının türü ve üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 17.11.2015 tarihli savunma tarihi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan Kurum vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.02.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın