Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, sanık müdafiine yapılan tebligatın usülüne uygun olmaması nedeniyle sanığın temyiz isteminin öğrenme üzerine süresinde olduğu kabul edilerek mahkemece verilen ret kararının kaldırılması suretiyle dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanığın hakaret suçunu birden fazla mağdura karşı tek fiille işlemesi nedeniyle, TCK'nın 43. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmemiş ise de, karşı temyiz olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamış ve ileri sürülen başkaca nedenlerde yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın, aşamalarda, mağdurların kendisine vurduğunu savunması ve bu hususun adli rapor ile doğrulanması karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak, TCK'nın 129. maddesindeki haksız tahrik hükmünün uygulanma olanağı tartışılmadan, yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 2-Sanık hakkında CMK'nın 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 3-Sanık hakkında cezanın alt sınırdan takdir edilmesi ve erteleme kararı verilmesine karşın, gerekçe gösterilmeden 2 yıl denetim süresi belirlenmesi, Kanuna aykırı ve sanık ...'nun temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.