4. Ceza Dairesi 2013/14251 E. 2013/23793 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2013/14251 E. 2013/23793 K. — Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2013/14251 Esas 2013/23793 Karar 26.09.2013
4. Ceza Dairesi 2013/14251 E.,  2013/23793 K.

Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 106/1-ilk cümle, 62 ve 52. maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası adlî para ve 5 ay hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Akdağmadeni Sulh Ceza Mahkemesinin 14/04/2011 tarih ve 2010/59 esas, 2011/155 sayılı kararının kesinleşmesinden sonra, 05/07/2011 tarihinde islediği kasıtlı suç nedeniyle Kayseri 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/04/2012 tarih ve 2011/875 esas, 2012/674 sayılı ilâmı ile hükümlülüğüne karar verilip, kararın kesinleşmesinden sonra mahkemesince yapılan ihbar üzerine, sanık hakkındaki 14/04/2011 tarihli hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 231/11 maddesi gereğince açıklanmasına, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 106/1-ilk cümle, 62 ve 52., maddeleri gereğince 1.500,00 Türk lirası ve 3.000,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin (AKDAĞMADENİ SULH CEZA) Mahkemesinin 09/10/2012 tarih ve 2012/86-77 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2013 gün ve 91122 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi:
İstem yazısında “Akdağmadeni Sulh Ceza Mahkemesince duruşma açılarak yapılan değerlendirme sonucunda sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Hakaret ve tehdit suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, Akdağmadeni Sulh Ceza Mahkemesinin 14/04/2011 tarihli kararı ile hakaret suçundan 1.500 TL adli para, tehdit suçundan ise, 5 ay hapis cezası verilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesinden sonra sanığın deneme süresi içerisinde 05/07/2011 tarihinde işlediği 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçundan Kayseri 2. Sulh Ceza Mahkemesince mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle mahkemesine ihbarda bulunulduğu, Akdağmadeni Sulh Ceza Mahkemesince duruşma açıldıktan sonra koşulları oluştuğundan önceki hükmün açıklanmasına karar verildiği, temyiz edilmeyerek kesinleşen bu hüküm ile ilgili infaz aşamasında Kanun yararına bozma yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Açıklanması geri bırakılan hüküm ile ilgili olarak, deneme süresi içerisinde suç işlenmesi nedeniyle, savunma alınmadan verilen hükmün açıklanmasına ilişkin kararın, hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
5271 sayılı CMK’nın “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlığını taşıyan 231. maddesinin 8. fıkrasında " (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." 11. fıkrasında " (Ek fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.23.md) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir." hükümleri yer almaktadır.
İncelenen dosyada, sanık hakkında hakaret ve tehdit suçları ile ilgili, 1.500,00 TL adli para cezası ve 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, mahkumiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına 14.04.2011 tarihinde karar verildiği, kararın 26.05.2011 tarihinde kesinleştiği, sanığın beş yıllık denetim süresi sona ermeden 05.07.2011 tarihinde 6136 sayılı Kanuna Muhalefet suçunu işlediği ve bu suçtan kurulan mahkumiyet hükmü kesinleştiğinde mahkemesine ihbar yazısı gönderildiği görülmektedir. İhbar yazısı üzerine Akdağmadeni Sulh Ceza Mahkemesince, CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca duruşma açılarak sanığın savunmasının alınması için Kayseri nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesine talimat yazıldığı, sanığın belirtilen adreste oturmadığına dair annesi ...’ın beyanı şerh verilerek talimatın iade edilmesi üzerine, mahkemesince önceki savunması ile yetinilerek hükmün açıklandığı anlaşılmıştır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesinde “Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir.
(Ek fıkra: 11/01/2011-6099 S.K./3.mad.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükümlerine yer verilmiştir.
Mahkemece dosya yeniden ele alındıktan sonra sanığın 04/04/2011 tarihli savunmasında bildirdiği en son adresine talimat yazılmıştır. Sanığın savunmasında bildirdiği bu adres aynı zamanda UYAP sistemindeki kayıtlara göre mernis adresidir. 14.04.2011 tarihli ilk karar da yine bu adreste tebliğ edilmiştir. Bu nedenle mahkemece CMK’nın 231/11 maddesi uyarınca duruşma açılarak oluşan yeni durum nedeniyle sanığın savunmasının alınması için girişimde bulunulmuş, ancak sanığın adreste bulunmaması nedeniyle savunması alınamamıştır. Sanık yeni adresi ile ilgili dosyaya herhangi bir bildirimde bulunmamıştır. Duruşmanın bildirilmesine dair mahkemece yapılan tebligat 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine uygun yapıldığından ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının geri alınması sanığın yeni bir suç işlemesine bağlı olup, yükümlülüklerin yerine getirilmemesinin değerlendirilmesi de söz konusu olmadığından, yargılamanın sürüncemede kalmaması için mahkemece sanığın önceki savunması ile yetinilerek, lehe olan hükümler uygulanıp hükmün açıklanması savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmemiştir.
IV- Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, kararın hüküm tarihindeki düzenlemelere uygun olması nedeniyle yerinde görülmediğinden, CMK'nın 309. maddesi koşullarını taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın