4. Ceza Dairesi 2011/15178 E. 2011/18328 K. — Yargıtay Kararı
4. Ceza Dairesi 2011/15178 Esas 2011/18328 Karar 26.10.2011
4. Ceza Dairesi 2011/15178 E., 2011/18328 K.
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'in, Türk Ceza Yasası'nın 289/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 1500 TL ve 80 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasa'nın 58. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair, Of Sulh Ceza Mahkemesi'nin 09.12.2010 tarihli ve 2010/336 esas, 2010/489 sayılı kararının Adalet Bakanlığı'nca 30.05.2011 gün ve 30973 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28.06.2011 gün ve 2011/225555 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: İstem yazısından "Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 22.12.2009 tarih ve 2008/7470 esas, 2009/21076 karar, 26.01.2010 tarih ve 2008/6720 esas, 2010/777 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, vedia sözleşmesinin bir türü olan yedieminlik kurumunun yediemine yüklediği muhafaza ve iade görevinin yalnızca kendisine teslim edilen yerde saklama ve iade etme yükümlülüğü yüklediği, hacizli malı satış yerine götürme yükümlülüğünün bulunmadığı, somut olayda sanığın işyerinin eşine ait olması sebebiyle satış günü hazır etmediği, dosyada hacizli malların teslim amacı dışında tasarruf edildiğine dair ikrar, tespit veya benzeri herhangi bir delilin de görülmemesi karşısında, mahkemece yerinde yapılacak inceleme sonucunda hacizli malların amacına uygun muhafaza edilmekte olduğunun ve teslim amacına aykırı şekilde tasarruf edilmediğinin saptanması halinde kanuni unsurları oluşmayan suçtan dolayı beraat kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir. Gereği görüşüldü; Muhafaza görevini kötüye kullanma suçu, fail açısından yapılan sınıflandırmaya göre özgü bir suçtur. Bu suç ancak yasal düzenlemede belirtilen hukuki ve fiili nitelikleri taşıyan kişiler tarafından işlenebilir. Özgü suçların failleri belirli bir yükümlülük altında bulunmaktadır. Bu nedenle özgü suçlar doktrinde yükümlülük suçları olarak da adlandırılmaktadır. TCY'nın 289. maddesinde düzenlenen muhafaza görevini kötüye kullanma suçunun faili, kendisine rehinli veya hacizli veya herhangi bir nedenle elkonulmuş malın resmen teslim edildiği kişidir. Hukuk uygulamasında bu kişiler yediemin olarak anılmaktadır. Yedieminin, suçun yapısı ve görevlendirilmesinin dayanağını oluşturan ilgili yasalardan kaynaklanan bazı yükümlülükleri vardır. İcra ve İflas Yasası hükümleri uyarınca yürütülen takipler nedeniyle gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında yediemin olarak görevlendirilen kişinin, İİY.nın 88. ve 358. ile halen yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Yasası'nın 468. maddeleri içeriğinden saptanan yükümlülükleri şunlardır: l) Kendisine resmen teslim edilen malı/malları saklamak, korumak ve olduğu gibi (aynen) bırakmak. 2) Resmen teslim işlemini gerçekleştiren yetkili organ istediğinde hacizli malı kendisine teslim edilen yerde geri vermek veya hazır etmek. Belirtilen yükümlülükler aynı zamanda TCY.nın 289. maddesinde öngörülen teslim amacını oluşturmaktadır. Bu açıklamalar karşısında, yediemin sanıktan hacizli malı icra dairesi tarafından belirlenen satış yerine götürmesinin beklenmesi ve satış yerine götürmeme biçimindeki ihmali davranışın teslim amacı dışında bir tasarruf olarak değerlendirilmesi olanaklı değildir. İncelenen dosyada yer alan iddianameye göre sanık hakkında icra takibi sırasında haczedilip kendisine yediemin olarak teslim edilen hacizli malı yapılan tebligata karşın satış yerine getirmeyerek muhafaza görevini kötüye kullandığı iddiasıyla kamu davası açıldığı görülmektedir. Dosyada bulunan ödeme emri, haciz tutanağı, artırma ilanı ve birinci artırma tutanağına göre hacizli malın yediemine teslim edildiği yer ile icra dairesince satışın yapılmasına karar verilen yer farklıdır. İcra dairesince sanığa muhtıra gönderilerek hacizli malı belirlenen satış yerine getirmesi istenmiştir. Yukarıdaki paragrafta belirtilen açıklamaya göre, yediemin sanığın hacizli malı satış yerine götürmemesi, teslim amacı dışında bir tasarruf olarak değerlendirilemeyecektir. Mahkemece, suçun maddi unsurunun oluşmadığı gözetilmeden kurulan mahkumiyet hükmünün, hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istem yazısındaki düşünce yerinde görüldüğünden, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ... hakkında, Of Sulh Ceza Mahkemesi'nce verilen 09.12.2010 tarih ve 2010/336-2010/489 sayılı kararın, CYY.nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, hükümdeki hukuka aykırılık sanığa verilen cezanın kaldırılmasını gerektirmekle, anılan yasa maddesinin 4-d fıkrası gereğince, sanığın, muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan BERAATİNE, 26.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.