4. Ceza Dairesi 2011/12905 E. 2012/18111 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2011/12905 E. 2012/18111 K. — Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2011/12905 Esas 2012/18111 Karar 24.09.2012
4. Ceza Dairesi 2011/12905 E.,  2012/18111 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1)5237 sayılı TCK'nun, 6352 sayılı Kanun'la değişmeden önceki 288. maddesi "Bir olayla ilgili olarak başlatılan soruşturma veya kovuşturma kesin hükümle sonuçlanıncaya kadar savcı, hakim, mahkeme, bilirkişi veya tanıkları etkilemek amacıyla alenen sözlü veya yazılı beyanda bulunan kişiyi" cezalandırmaktadır. Maddede yer ... ve CMK'nun 2. maddesinde tanımlanan "soruşturma" ve "kovuşturma" terimlerinin ikisi de ceza hukukuna ait evreleri ifade etmektedir. Bu nedenle 6352 sayılı Yasa değişikliğinden önce ... yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu, ancak ceza yargılaması için söz konusu olacak, hukuk mahkemelerinde görülen davalarda ya da kabahat veya idari yaptırım gerektiren fiillere ilişkin soruşturmalarda maddenin uygulanması mümkün olmayacaktır.
Yargılamaya konu somut olayda ; sanıkların, Kiraz Asliye Hukuk mahkemesinde devam eden davada katılanın gösterdiği tanıklara keşif mahalline gitmemeleri ve tanıklık yapmamaları konusunda beyanda bulunduklarının iddia edilmesi, iddianame anlatımına göre sanıkların, tanıkları tehdit ettiğinden de bahsedilmemiş olması karşısında ; yüklenen eylemin, eylem tarihinde kanunda suç olarak düzenlenmemiş olması nedeni ile sanıkların beraatleri yerine hükümlülüklerine karar verilmesi,
2)Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu"nun, dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarih ve 11-250/13 sayılı kararında da kabul edildiği gibi CMK'nun 231/6-c bendindeki zarar kavramının belirlenebilir, ölçülebilir, somut maddi zarar olup manevi nitelikteki zararı kapsamadığı gözetilmeden, yükletilen ... yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçunun mağdurunun, ne şekilde maddi nitelikte bir zararının olduğu da açıklanmadan, sanığın hukuksal durumunun, maddedeki diğer yasal ölçütlere göre değerlendirilmesi yerine "sanıkların katılanın manevi zararını gidermemiş olmaları, katılanın dosyaya sunmuş olduğu 15.01.2008 tarihli dilekçesinde, sanıkların aynı davranışlarına devam ettiklerine ilişkin yazılı beyanları, katılanın sanıklardan şikayetçi olması" şeklindeki yasal olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Yasaya aykırı, sanıklar ... ve ... müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın