4. Ceza Dairesi 2010/21031 E. 2013/4677 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2010/21031 E. 2013/4677 K. — Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2010/21031 Esas 2013/4677 Karar 20.02.2013
4. Ceza Dairesi 2010/21031 E.,  2013/4677 K.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Hakaret suçuna ilişkin kararda öngörülen cezanın nitelik ve niceliğine göre, verildiği tarih itibariyle hükmün temyiz edilemez olduğu ve sanık müdafiinin tehdit suçuna ilişkin beraat kararının gerekçesine yönelik olmayan temyizinde hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından, 5320 sayılı Kanunun 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanık ... müdafii ile katılan ... ... vekilinin tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEKLERİNİN REDDİNE,
2)Katılan vekilinin tehdit suçuna ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a) Sanığın CMK'nın 191/3-b maddesine aykırı olarak iddianame okunmadan sorgusu yapılmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
b)Tehdit fiili, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdidin somut olayda muhatap üzerinde etkili olması şart değildir. Bu nedenle mağdurun korkup korkmadığının araştırılması gerekmez.
Tehdit suçunun manevi öğesi genel kasttan ibaret olup suçun yasal tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek işlenmesini ifade eder. Olayda tasarlamanın varlığı aranmadığı gibi, saikin de önemi yoktur.
Kavga ve tartışma sırasında haksız bir fiilin kendisinde husule getirdiği şiddetli öfke ve elemin (gazabın) failin iradesini etkileyen bir etken olarak kusur yeteneğinde meydana getirdiği azalma nedeniyle koşulları varsa ancak yasal indirim nedeni olarak kabul edilebilmesi olanaklı ise de, önceden ilke boyutunda kastı kaldıran ve suçun oluşumunu engelleyen bir husus olarak kabulü mümkün değildir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, olay tarihinde, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nde icra memuru olarak olarak görevli bulunan katılanın, kendisinden rüşvet istediğini iddia etmesi nedeniyle bunu ispat etmesini istemesi üzerine, sanığın sarfettiği sabit olan, “istersem 10-15 şahıs bulurum, hukuku bana öğretme, sonra evde oturursun” biçimindeki sözlerinin, objektif olarak korkutucu nitelikte bulunması ve tehdit suçunda tasarlama unsurunun aranmaması nedeniyle TCK'nın 106/1-2. cümlesi kapsamında kalan suçu oluşturacağı gözetilmeden, “anılan sözlerde kasıt unsuru bulunmadığı gibi elverişlilik açısından da katılanın sanığın sözlerinden korkmadığı" şeklindeki, yasal ve yerinde olmayan gerekçeyle beraat kararı verilmesi,
c) Kabule göre de; kısa kararda takdir edilmemesine rağmen gerekçeli kararda vekalet ücreti takdir edilerek çelişkiye yol açıldığı gibi, vekalet ücretine katılan lehine karar verilmesi gerektiği halde, “vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına” karar verilmesi,
Kanuna aykırı ve katılan ... ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın