4. Ceza Dairesi 2010/16744 E. 2012/9309 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2010/16744 E. 2012/9309 K. — Yargıtay Kararı

4. Ceza Dairesi 2010/16744 Esas 2012/9309 Karar 17.04.2012
4. Ceza Dairesi 2010/16744 E.,  2012/9309 K.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Muhafaza görevini kötüye kullanma HÜKÜM : Hükümlülük

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre yakınanın katılmasına karar verildiği halde karar başlığında katılan olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1- Ayrıntıları Dairemizin 22.12.2009 tarih ve 2008/7470-2009/21076 ve 26.01.2010 tarih, 2008/6720-2010/777 sayılı kararlarında açıklandığı üzere, vedia sözleşmesinin bir türü olan yedieminlik kurumunun yediemine yüklediği muhafaza ve iade görevinin yalnızca kendisine teslim edilen yerde saklama ve iade etme yükümlülüğü bulunup mahcuzu satış yerine götürmekle yükümlü olmaması nedeniyle ve iddianamedeki anlatımda ve sanığın kendisine yediemin olarak teslim olunan menkul malları satmak, başkasına vermek, kırmak, bozmak gibi teslim amacı dışında tasarrufta bulunduğundan söz edilmemesi ve somut olayda işyeri sahibi ve borçlu alan Bünyamin Kurt'un soruşturma evresinde “suça konu hacizli malların halen dükkanda mevcut olduğunu” beyan etmesi karşısında; hacizli mallarının teslim amacı dışında tasarruf edilip edilmediği araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren ve TCY.nın 7/2 madde ve fıkrası uyarınca sanık yararına olan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesinin 1.fıkrası ile CYY.nın 231/5. madde ve fıkrasında öngörülen, hükmolunan cezanın geri bırakılması sınırının iki yıla çıkarılması ve söz konusu 562. maddesinin 2. fıkrası ile de CYY.nın 231/14 madde ve fıkrasındaki, suçun soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete bağlı olması koşulunun kaldırılması karşısında, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunluluğu, Yasaya aykırı ve sanık ...'nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 17/04/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın