Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre, koşulları bulunmayan duruşma isteğinin reddiyle dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-) Sonradan değiştirilmesini önlemek, delil olma yeteneğini ve güveni sağlamak amacıyla, soruşturmaya konu bazı evrak fotokopileri onaylattırılmadan hükme esas alınması, 2-) CYY.nın 225/1, 230/1-c maddeleri gereğince, mahkumiyet hükmünün gerekçesinde; sanıkların iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin eylemlerinden, yapılan yargılama sonucunda ulaşılan kanaate göre sabit görülenler, her sanık için açıkça belirlendikten sonra bu eylemlerin hukuki nitelendirilmesinin yapılması gerekirken, "tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanıkların görevlerinin gereklerine aykırı eylem ve işlemleri sonucu şikayetçi kurumun zararına neden oldukları ve böylece üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri anlaşıldığından" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükümlülük kararı verilmesi, 3-) Kabule göre de, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile iktisadi devlet teşekkülü statüsü verilen Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı'nda görev yapan sanıkların, 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 11. maddesine göre "...teşebbüs ve bağlı ortaklılara verilen sermayeyi ve sağlanan diğer kaynakları verimlilik ve karlılık esaslarına göre kullanmak ve değerlendirmek hususunda gereken gayret ve basireti göstermekle sorumlu ve yükümlü..." olmaları karşısında; sanıkların iddia edilen eylemlerinde, bu sorumluluk ve yükümlülüklere uyup uymadıkları hususunda, üniversitelerin ticaret hukuku, ceza hukuku ve işletme bölümlerinde görev yapan bilirkişilerden rapor alınıp, sonucuna göre tüm kanıtların birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar ..., ..., ... ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnamedeki onama düşüncesinin reddiyle HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.