3. Hukuk Dairesi 2025/5603 E. 2026/2425 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

3. Hukuk Dairesi 2025/5603 E. 2026/2425 K. — Yargıtay Kararı

3. Hukuk Dairesi 2025/5603 Esas 2026/2425 Karar 22.04.2026
3. Hukuk Dairesi 2025/5603 E.,  2026/2425 K.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2159 E., 2025/1317 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : (Kapatılan) Bakırköy 14. Tüketici Mahkemesi
SAYISI : 2021/271 E., 2022/87 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin davalı Bankadan kullandığı konut kredisinin teminatı olarak müvekkiline ait İstanbul İli Bahçelievler İlçesi ... Mahallesi 17 84... parselde kain zemin kat 2 numaralı ve birinci kat 3 numaralı bağımsız bölümleri üzerine davalı banka lehine 19.07.2011 tarihli ve ... yevmiye numaralı 265.000,00 TL bedelli ipotek tesis edildiğini, 2021 yılı Temmuz ayı itibariyle konut kredisi taksitlerinin ödemesini tamamladığını, son taksitin ödenmesi esnasında davalı Bankadan ipoteğin kaldırılmasını talep etmiş ise de, ipoteğin kaldırılmadığını, müvekkilinin taksitleri gününde ödediğini, davalı bankanın da ödemeler bittiğinde talep olmasa bile ipoteği kaldırmakla yükümlü olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin dava konusu ipotek nedeniyle borcu olmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; görev itirazında bulunduktan sonra, davacı tarafça davaya konu ipoteğin kaldırılmasına yönelik müflis Bankaya bir başvuruda bulunulmadığından işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu ipoteğin dayanağı olan kredinin ödemesinin tamamlandığı, davacının ipoteğin kaldırılması için başvuru yapmasının bir zorunluluk olmadığı, kredinin ödemesinin tamamlanması ile birlikte davalı Bankanın tapu dairesine yazacağı yazı ile ya da internet ortamında bir işlemle ipoteğin kaldırılmasını temin edebileceği, ödenmesi gerekli harca ilişkin olarak ipotek terkin harcının yatırılmasının ipoteğin kaldırılması için o an bir gereklilik olmadığı, banka tarafından karşılanması halinde muhatabının bunu ödeyebileceği, davalı Bankanın ipoteğin kaldırılması için böyle bir işleme başlayıp davacıdan ipotek fek harcını yatırması gerektiğini işaret eden herhangi bir işleminin bulunmadığı, bu nedenle ipoteğin kaldırılmamasının ana sorumlusunun davalı Banka olduğu, kredi kullanımı esnasında nasıl derhal ipotek tesis edilebiliyorsa kredinin kapatılması ile birlikte ipoteğin derhal kaldırılması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, ipoteğin fekkine ve davacının bu ipotek nedeniyle davalı Bankaya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kredi borcunun davacı tüketici tarafından tamamen ödenmiş olması nedeniyle bağımsız bölümler üzerine tesis edilen anapara ipoteğinin kaldırılması ve bunun için tapu sicil müdürüne yazı yazılmasının davalı Bankanın yükümlülükleri arasında bulunmasına rağmen, bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinden davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davalı aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davacı tarafça ipotek bedeli üzerinden harç yatırılmadığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 133. maddesinin son fıkrası uyarınca davanın kabulü halinde, müvekkili aleyhine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafından dava açılmadan önce davaya konu ipoteğin kaldırılmasına yönelik müvekkiline bir başvuruda bulunulmadığını ve davacının hukuki yararının bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, konut kredisi taksitleri ödenmesine rağmen kaldırılmayan ipoteğin fekki istemine ilişkindir.
Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davacının kredi ödemelerini tamamlamasından sonra, ipoteğin kaldırılması için tapu müdürlüğü ile gerekli yazışmaları re'sen yaparak ipoteğin fekkini temin etmenin davalı Bankanın sorumluluğunda olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinini birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın